Hep böyle giderim ben, hep böyle!
Ne ardımdan bir el sallayanım,
Ne dudaklarında buruk bir öpücük saklayanım olur.
Ne de otobüsüm garı çıkana dek,
Bir peron tenhalığında bekleyenim...
Yabancı yüzlerin arasından,
Bir firari gibi telaşlı, kuşkulu ve sessizce süzülüp
Diri diri gömülürüm koltuğuma.
Sanki hiç yaşamamışım gibi bir kentten,
Sanki hiç geçmemişim gibi insanların içinden,
Öylece, sessizce çekilirim.
Yüzümü soğuk cama yaslar,
Gözlerimi o mağrur, dilsiz dağlara yöneltirim.
Yanımdaki yabancının dudaklarından dökülen
O sığ "hayırlı yolculuklar" temennisi
Çarpıp döner boşluğa, duymam bile.
Kasılan bir bacak tazyikiyle
Basılan pedal,
Ardımdan yükselen dumanı kusturur egzoza.
O duman ki, içimin de rengidir aslında;
Geride bırakılan kırık dökük heveslerin,
Söylenmemiş, boğazda düğümlenmiş sözlerin isi.
Yollar uzar, şehirler silinir,
Ben yine kendime kalırım.
Hep böyle giderim ben...
Bir başıma, gürültüsüz,
Ve her seferinde biraz daha eksilerek.
Kayıt Tarihi : 27.09.2016 01:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!