Hekim Coşkun Şiirleri - Şair Hekim Coşkun

0

TAKİPÇİ

Hekim Coşkun

Ülke gerçekliğimizin kısa bir analizini yaptığımız da demokrasi yoksunu olduğumuz şamar gibi yüzümüze çarpıyor ya kimin umurunda! ! !
Demokrasi bilincine, aklıma gelen bazı fotoğraflardan örnekler vererek söze başlayayım istiyorum. Ancak vereceğim demokrasinin evrensel kavrayışıyla ilgilidir. Yaşadığım ülkede ne yazık ki bunlara benzer fotoğrafları ben görmedim gören varsa, bu konuda örnekler verecek olan olursa çok sevinirim.
Fotoğraflardan söz açılmışken hemen Çin’in özgürlük meydanında tankların önüne geçip tüm dünyaya yılın fotoğrafı olarak resmedilen gencin demokrasisinden ve bilincinden başlayalım önce.
Aslında bize uzak UZAKDOĞU ülkesinden, çok önemli dersler aldık, Gerilla savaşından tutun da DÜŞMANIMIN DÜŞMANI DOSTUMDUR anlayışına kadar hemen her şeyi örnek aldık. Son olarak ekonomisinden korkar olduk. Amerikan dolarının önemli bir kısmını elinde tutan bir ülkenim adına ne derseniz diyin, NE ALRISANBİRMİLYON a aldığımız her şey gibi ucuz diye küçümsedik ama ihtiyacımız olduğunda da ilk ona koştuğumuz bir ülke.
Hem Amerikanın korku ve tedirginliğini biz niye yaşarız oda ayrı bir konu. Yoksa küçük Amerika olduğumuz yolundaki söylemler bu korkumuzu körüklüyor mu?
Çin’i savunmak anlamına değil. Oradaki devrim ve demokrasiyi ülkemize İTHAL ETMEK adına da yazmıyorum.

Devamını Oku
Hekim Coşkun

Bir şairin şiiri vardı.
Şu an aklıma getiremedigim için üzgünüm.
En az üç dilde ANA AVRAT SÖVMEYİ öğreneceksin diyordu..
Can Yücek de, gırgır dergisi sürecinde hastalandığında, dergi o yok diye bir hafta ertelenmiş ve çalışanlar onun yüzenden magdur olmuşlardı. ve Can Yücel hakkında ileri geri konuşmuşlardı.
Can Yücel i telefonla arayan yayın sorumlusuna; ; Ana avrat küfrederek, hakkımda konuştuklarınızı duydum, zaten BİR YERLERİM KAŞINIYOR du demişti.
Bende sizin.... diye cebaplamış.

Devamını Oku
Hekim Coşkun

Dün, yani Cuma günü İstanbul’ daydım.
Diyarbakır köylerinde bir AGA arkadaşımın DGM de mahkemesini izlemek üzere İstanbul Beşiktaş taydım.
Köylü kurnazı AGA arkadaşım Uçakların belediye otobüslerine benzediğini bilmiyormuşum gibi, bana; Diyarbakır uçağında VİP koltuk da geldiğini…
Ve gelirken Uçağın kaptanına:
Kaptan HELE ŞU YALOVA ÜZERİNDEN BİR TUR DÖNDE ARKADAŞIM EL SALLAYAYIM demiş. (tabi ben görmedim vallah, onun yalancısıyım)
Kaptanda AGA nen sözü üzerine söz olmayacagını bildiği için Yeşilköy hava alanına inmeden önce Yalova dan dan bir tur geçmiş.

Devamını Oku
Hekim Coşkun

adımlarıma takılı tüm patika yolları asfaltladım
çamurdan,balçıktan arındırdım
ölümün tüm izlerini sildim
yaşamın tüm getirilerini almak adına
önce hava,
sonra su

Devamını Oku
Hekim Coşkun

her yerden geldim, her yere gidiyorum, ateş almaya geldim, güneş olmaya gidiyorum...

Devamını Oku
Hekim Coşkun

'seni seviyorum' dedi.
ben de! ! ! !
dedim bu kez.
her kes seviyordu son kez,
yalnızlıklarımıza son verdik ilk kez...

Devamını Oku
Hekim Coşkun

güneşe en yakın,
ateşe koşarken görmüştük o nu,
bir tutam sıyırmış,
bir tutam yanmıştık da ondan...

Devamını Oku
Hekim Coşkun

savaş ve barış gibiyiz, sarmaş-dolaş,
birlikte öldük.
bir katır sırtında umutlarım,
bir katır gibi inatçı.
yalandan da olsa kardeş gibiyiz,
en alçak kurşunlara hedef olmuş.

Devamını Oku
Hekim Coşkun

sevdiğim kadın,
sana bu mektubu kaleme almadan yaklaşık bir gün öncesine kadar, yoğunluklu baş ağrısı, mide bulantısı ve ne yazık ki aş ermiş gibiydim.
gülme lütfen hamile değilim! ! !)
sadece yeni geleceğe gebe kalmış bir toplumun ruh haline en-pati yapıyorum.
geçmişe karşı başlattığım sivil itaatsizlik eylemliliğimizin ilk günlerinden itibaren yoğun gaz ve mermi manyağı durumları nedeniyle cinsiyet bunalımına girdim.
kişisel yüce ve yüksek istem ve taleplerim karşısında meydanları bana dar eden, aşk'ıklığımı tazyikli su, gaz ve mermi ile bastırmaya çalışan sistemin zebanileri ile aramıza mesafe koydum.

Devamını Oku
Hekim Coşkun

Küresel bir vatandaş olarak, ulusal kimliğimi ve aidiyetimi kaydettiğim tarihten ve bu kimliğimin hükümsüzlüğünü ilan ettiğim tarihten itibaren pati adımlar la insanlaşma yolunda mesafe almak için çok fırsat olmamıştı, neredeyse yerim de sayıyor gibiydim, neyse k,; ilk kez üniter-ulus hapishanesinde isyan çıktı, tüm tutuklular, adına Gezi parkı denilen 'üç_beş' ağacın gölgesine sığınarak özgürleşmek için adım atmaya başladılar.
Ortak akıl ve kolektif zekanın nelere KADİR olduğunu görme şansını yakalayan YIĞINLAR şaşkın ama bir o kadar da yakındılar özgürleşmeye.
Hala da umutluyum özgürleşecek, küresel dünyanın tüm ezilen ve sömürülen toplumları hiç bir ağacın gölgesine sığınma gereği duymadan, DİREK olarak, kapitalist dünyanın tüm köhnemiş, ULUSAL ZİNDANLARININ duvarlarını yıkarak küresel vatandaş olma bilinciyle TÜM ZİNCİRLERİNİ KOPARACAK.
Dip not olarak şunu eklemeden geçmek istemiyorum. her ne kadar özgürleşmek isteyen topluluklar içinde halen ÜNİTER-ULUS-DEVLET bayrağı ve flamalarıyla ZOMBİLER aramızda eskiyi hakim kılmaya çalışıyorlar sa da, bu zombilerin de aynı HAPİSHANE ZEBANİLERİ tarafından gaz-tazzikli su, jop vs gibi şiddete mazur kalmaları küresel vatandaş saylarına geçmelerine neden olabilmesini umut ediyorum şimdilik sadece.
Şimdilik küresel insan yüreğimle tüm renklere inat BEYAZ kalmaya özen gösteren yığınların arasında öylesine mutluyum ki, tüm dünya vatanım ve tüm ezilen ve sömürülen ailemle ilk kez bir araya gelmiş gibiyim.
Bizi bir araya getiren ve bir arada tutmaya çalışan en genç insanlarımıza çok teşekkür ediyorum, ne isterlerse ve ne dilerlerse onların yanındayım.

Devamını Oku