Sokaklar insansız,boş ve anlamsız.
Bakınız yörenize;
Ayak tıpırtısı canlılık getirmiyor.
Mezarlık sessizliği içinde.
Bütün evler beyaz boyalı.
Ay ışığında parlayan,
Günümüz dünyasında sıkça karşılaştığımız bir olgudur.Bir olaydan öte yaşantımızın bir parçasıdır.Her evresine girmiştir hayatımızın.Onun üç yüz tane ineği var, seksen beş tane öküzü.Bunun tam bin beş yüz tane koyunu var,bankadaki parasının hesabını bilmez.Demek ki burada rakam sağ tarafta bulunan bolca sıfırın hikmetine bağlıdır.İşte bunun dört tane evi iki tane arabası var,daha düne kadar çulsuzun tekiydi.Tanrı yürü dedi kuluna oda yürüdü.
Bu ifadeleri toprağa dayalıda duyarız çoğu zaman,burada ifadenin başına ağa da koyabiliriz.,sağında ki sayıların sayısı hürmetine.Adamın tam on beş bin dönüm tarlası var,hem de dere kenarında.Dönümü bin metre kare yaparsa var onlar yapsın hesabı.Zenginin malı züğürdün çenesini yorarmış.Çukurova gibi bir bölgede yeterlidir bu sayı ağalık çizgisine.
Ege dede vardır,buna benzer coğrafyamın her yerinde olduğu gibi,On beş bin zeytin ağacı,adam yağdan çıkarır parayı paraya para demez.Buna benzer örnekler çoktur,sayılar öylesine girmiş ki içimize,içimiz/dışımız rakam fışkırır.Adamın bankada bilmem kaç trilyon parası vardır.Bileşik faizle yatırdı mı bankaya bir yıl sonra kaç bilmem trilyonu olur hesabında.
Manşetten duyururlar büyük puntolar halinde Filistin de ölen insan sayısını, Birkaç bin kadar,evet radyo ajansları ve televizyonlar deklare eder aynısını.Bir kaç bin kişi ölmüştür bunun sekiz yüz elli üç tanesi sivil halktan üç yüz yetmiş dördü çocuk kalanı kadın ve ihtiyardı,Aynen böyle söylerler manşetten matematiksel bir ifadenin neticesi; Öküz sayısı,zeytin ağaçların kök adedi,parası zengin tüccarların bankada ki bileşik faiz hesabıyla yağdan gelen paranın nasıl katlanıp arttığını, yatın, katın nasıl kuluçkadan çıktığını.
Yürekler sayıya gelmez oysa,bilmezler.Kimse bilemez,adam var yüreği beş para etmez,adam var yüreği paha biçilmez..Kaç tane duygu var insan yüreğinde,kaç adet duygu var.Eline aldın mı düşünceler yumağını.Çözebildin mi bir çocuğun oyun içinde hangi duygular eşiğinde.Manşetler yazar bilmem kaç bin insan öldü Filistin de.
Bir ateş düştüğü zaman halkın yüreğine onu sayılarla ifade edemezsiniz.onu sayamazsınız o artık dünyanın tüm mazlum yüreklerindedir.Ölenlerin yasını tutuyorsa yaşayanlar onları da hesaba katacaksınız.
Kocaman bir çift gözdü,
Manşetten insana bakan,
Namludan fırlayan kurşunlar,
Saplanırken can yüreklere,
Yorgun ve solgun bir bakıştır,
Ölümü getiren mavzere.
Kendi yalnızlığında kaybolmasıdır insanın,
Tomurcuk güllerin açmamasıdır baharda,
Fabrikaların seslerinin susmasıdır,
Mahpusluk adama.
Dinmesdir yağmurun,
Bütün ışıklar sönsün bu akşam.
Karanlığa bürünsün heryer.
Kötü,çirkin,iyi; güzel anlaşılmasın.
Eşit olsun herkes.
Kurt kuş ve insan.
Aşk ekşi dimi bozulmaya başlar
Yerinde bir sözle şaraba döner
Bir hamlede bitirme
Ahrete kadar başın döner.
Evimiz evinize bakardı
Çınar ağacına konar gibi
Yüreğime sevda akardı.
Işığını yanık görmesem
Akşamlar hüznüm olur
Gecenin koynunda sabahlardı
İçtiğin sigaranın dumanı olayım.
Savur beni rüzgarda.
Hasadı yapılmış harman olayım.
İçtiğin su ben olayım.
Kanın her zerresine dolayım.
Düşün beni rüyanda.
1.
Pişmanlık bir çirkeftir,
İnsanın ruhunda.
Ne yapsa çaresiz,
Ölmeden kurtuluş yok bu yolda.
2.
Senin de ağrır bir yerlerin
Tutunacak bir dal bulamazsan
Elinden kayar giderken
Tuttuğun dallar.
Ağrır insan olan yerlerin
Ağlarsın elbet sende




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!