Buharlı kırık yarınlarda kırk gün kiralık kitap gibiyidin
Ateş içre ateş içenlere aittir: denizin bilinmeyenlerinde kavı kavşamak
rüyadan gökkuşağı oluşturmak, olgunlaştırmak o adada bensizliğimle
Permalaşmış bir halin karmakarışığında ayna oldum
sarındım yırtılmış bir kederin bohçasına
beni gizleyen kaderin derinlerinde üşüdüm aşka
seni unutamayışın sosyolojik merdiveninde düştüm düşlerine
kızılca kıyametler kıymetinde uçurdu alil alil
gözbebekleri gidiş tozuyla kapalı kelebeğin kel haliyim
Tamam, doksan dokuz kere yalvardım kapında. Kapılar üstüne kapılar kitledin.Kilidin dili için dilsiz destanlar yazdım. Bir milletin derin bağrı gibiydi bağrım. Aşk yüzünün kapısında olmak, bir ömür yüzmek için sevgi denizinde bekledim …
Yüz’ün kere için kapında aşka kul olmak varken bu eriyişim devam eder.
Ya da sözlerinle kırbaçladığın gönlümde,kendime bir yar var.
Yalnızlığın vejetaryanıyım ; ama sensizliğin etselliğine değil.
Minyatürk gibi senli her duygunun yapıtları içimde yükselirken
Bir de aşk tutuşturan sözlerin sevda kitabımda yanarken
Önyargılarım gittikçe artıyordu.Kazanacak mıyım? Ya kaybedersem ne olacak. Herşey, bu ikilemin tuzağında. Beynimde karışık sorular coşkulanıyor. İçim alev alev yanıyor. Kazanmak kaybetmek. Sorular kadar zor cevaplar kadar kolay değildim. Her soruda bir gelecek görüyordum. Stres beni istila etmişti.
-Ölüm gibi çok boyutlu, gökkuşağı renkli alkışsız kırkikindi yağmuruları gibi uğurlanır heyacanım.
Stresin dikenlerini donattığı açlışma atlasında geleceğin rengi gittikçe kavrengine bürünüyordu.
-Sözlerini düşüren anların tepesine çıktım.Nasıl bulunan ufkun bulutsu yoklamasında gönlümn sevda kapısı kapanmıyor.Bir damla gözyaşı ıslatıyor geleceği.
-Benim yüreğimde oluşan ansız meltemleri de anlatamadım bizim sınıftaki Meltem’e... Yalınayak aştım dağlar ve geceler adına.. Göğsümdeki aklanmış akların güzel düşünüşlerinde olurlar büyüttüm.
lavın sözlendiği yeni aşk ateşimde faylarım hatalarıma döşeli
firavunların piramitlerden daha tarihsel geçilmezlerin varmış
vivaldi çaldı alıngan damarımda
gözlerin kapalı olmalı ömrün orta istanbul'unda
dede efendi 'den bir sen aktım meyillerine
herkes benimde çaldı,notalar senden
Kırık parçalara ayrılmış tutkunun ilencindeyim. Beni anlatmak istiyorlar keder.Sığmıyor cümleler acıların dibine.
-Ürkünç bir rastlantının rasyonel tablosunda sana ben şiirler, aşklar, bestelenmiş gizler büyüttüm.
-Yanına geldim söylemeye, söylenmeye gel gör ki rastlantı, bulantı,ilenci demlerim seni kendi kıymıklarına teslim ettiler.
-Kıymıklar seni yuttu sanırım. Kıyıların yok, kıyamadıkların yok, ben yok.
-Bu bilici rastlantının sevici öyküsünde sana öldüm.
Yokluğunun Son Baskısı
baskıların son yokluğu
yokluğun sonu
sonların yokluğu
çokluğun oğulluğu sen...
anlam veremediğim utulmayışların sihri
Yoksul sevinçlerimin hüzün ırmağında yıkanır özlemlerim.Ne zaman yüzük görsem sana aldığım yüzüğün yüzü yansır yüzüme. Alabora olmuş yüreğimin derinliklerinde senin büyük sevgin durular kalışlarımı. Sağlığım yerinde onun dışında hiçbir duygum yerinde değil bilesin.Yılgın hüzün ar damarımda mührünü vurur, akrep sensizliğin ve zamansızlığın zehrini akıtır. Güncelerimde sana demsiz kaldığım özlem tortularından gelmeler biriktirdim.Her hecesine senin adını yazdım.Sana büyüttüğüm şiirlerin söylenememiş dizelerinde anlam içre anlamlarda anlatıldım sana.
Bir bahar çağır yeniden saklı bahçenin en kuytularına.Seni bir çiçekten orda kopardım aşka.Bu yüzden içimde senden hep saklı kalan aşk bahçelerim var.
An'lar, anlatılmazlığı uslatır. Hep istediğimiz sosyal duruşun küresinde,bahtın sahil olur.
Kanayan yüreğimin teline asılır gözlerinin şarkısı.Bir ömre bedellerin çalınır türkü türkü.
Bir gül yaprağın kızıllığında künyeleşir sevgin.
Aşkın hevesine nakarat tutkun kafiyelenir. Yaşamak ile yaşanmak büyüsü arasında büyülenmiş senden kalışlar var.Derin bir sızın akar ad kavmimde. Yecüc ile Mecüclerden medet uman alyansını kurumuş hazan göletininin milinde arayan seni seven bir aşk malayanisiyim.
Aşkın uçurumlarında yuvarlanan uçarı benim
Uçuk istemlerim buharlaşıyor uçurumun yarısında
Arması bağrında saklı bir sevdalı gibi
Yazgımın yazdığı dostluğa doğru yuvarlanıyorum
Yuvarlak hesaplarımın faizi durmadan yükseltiyorlar
Yarbank bana bak diyorum
-İçimdeki sevdanın kırık kalbi….Çok yakınlarda yanan yüreğim var. Can kırıklarını toplamaya gelen bana benzer Çöpçü Mecnunlar var.Dikkat et Mislina.
Bürür yıldızları.Ayın dolunay haline teslim olur gecem.Uzatmalı demler bağlarını bağlar gecenin hecesine.Karanlık olsun istedim gece.Ay yüzünü gösterip duruyor.Olmaz ki gerçeğin varken yansık hayallerde seni aramak.
Bulutlara alıştırma yapan hislerimi kavuşmaların arasındaki sislerin kapatmasın.Çekmelisin kinlerini.
-Gururun azazili,zil çalmasın sevda okulumuzda.Bir ömürlük sevdanın dersi bitmeden zil çalan gidişlere aldanma.Boş dersleri seven yalnızlığın öğrencisi olma sakın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!