Sen kaçma beni tanımadığın hislerin cenderesinde. Daha vatanımda yaşamadı özlü sevilerin.
Kefil olmaya hazır ehli keyif.Sen beni dinle, ney ile ben arasın ney deme bana.Keyfine yeni sayfalar aç.Tanı beni tanımsız ve anısız her vakada.
Çok almaşık ömürler konuldu aşk tavıma.Etkilerine bakarım oldu, seni yakar oldum.
Sihirli okunuşlar var mutluluğun doruğuna asılı sevmek yüzünde.
Hasretin ağlarını örüyoruz aşkın sabahında. Kristal özlemler takıldı bağıllarıma.Biraz paha biçilmez sevgi anındayım.Ateşlerimin yaktığı hislerin küllerinde huzurun zuhuru yazıldı
gündüz gördüğüm rüyalara bakarım.Biraz gerçektir gündüz rüyalarım.yaşanmışlıklar
Güzellere Güzelleme
Güzeller engeli aruzular çengeli
Seni aşma ruhuma yörünge
Sense çok satan bir kitap gibi
Çok izlenen bir dizi gibi
ecelcil kuşların ürkütüldüğü ben panayırında
koyu sevgiler dağıtan bülbül halim
çocuksu tavırlarla geliyor sana
hüzünlerin direncimin detaylarına ileniyor
çılgın bir umudun rüşvetinde sözlerin
bulutsu aşkımın engin parıltılarla coşkulanan iç denizini
bu gitkalların son dönüşünde ruhum asıldı
acıların bıçağı kesti beni benden
dönsen de ,
ben artık ben değilim
bu gece ay yok, yıldızlar gizlendi, sen yok hele ben hiç yokum
bu aşk şehrin nefretinde kirlendi kumruluğum
milatlarını doldurdu destansı mitlerim
oysa aşk bile aşkı benden öğreniyordu
boşluklarında akıyor hoşluğum
Ölüm kalım arasında kalan sevilerimin çobanıyım
Gitmeleri otlatıyorum kırık baharlarda
kayıp olan zamanların bulgusunda
ya da unutturlan özlemlerin sende dirilişidir bizimkisi
bulunmuşluuğun bulgusunda yaşanmamış anmışlığın mazisindeyim
sancılar yola çıktı sırtında onulmaz düşlerin ağırlığında akla doğru
zamansız....ağrılar girdi aklıma
sakıncalar arasında hep beklenmenin bekleyişi sızıldı yüreğimize
Hiç mi dur diyecek kelimen yoktu?
Bu son tren…
Sen istedin ben mecburen
vardı söyleyemedim melekler vardı yanımda
oysa şeytan de diyor
söyleyemedim tren mi kaçtı makinist mi hızlı bilmiyordum
Çok Yabancı Dil Bilirmiş Giden
-Kaç dilde bana ağıtlar yaktın, kaç dilde bensizliği yabancı dile çevirdin.
Oysa bizce dışında bir dil bilmeyen gönül filoluluğuyum. Yalnız bizceyi
Konuştum durdum sensiz her yerde, her yarde.
-Gözlerimin sözsüz dili bile bizce.Damlalarım bile bizce okur.
ben bardağında ulaşılmazı içiyorsun
mut ile mit arasında kalıyor geleceğin
geçiriyorum vakitsiz biten sevda arasıtında
Yalnız vakit geçirmek değil amacım
vakit geçtiği için mecburlarımı geçirmekti
Yitiriyorum sabır sandığının hazinelerini.Vakti çalınmış günlerin huzurundayım,güneşim yok .Bahenesizim…Bohemlerimde nemli sevgiler ıslanır,uslanır yüreğim.
Kuytu kuyularda büyümüş aşk Yusuf’u olarak Nemrut güzellerinin olta attığı aşk sahilindeyim.Üst benim parçalıyorlar güzeller.
Elimde yalnızlık tesbihi var diye,aşktaş olmak istiyorlar.Yüreğimin ekranında alt yazılar geçiyor.Gözleri Nemlican diye diye..
Tüm tercih sıralarında,ruhun usanmış kediler kol geziyor ciğerci güzelimin dükkanı önünde.Kaçamak bir Van kedisi oluyor oralarda.Sitemlerle örülü istemlerimin şimdilerinde şimendiferler kalkışa hazır.
Sanki bütün yolcular benim içim binmiş.Gidiyoruz,Kaf’ı aşarak,affı aşamayarak duruyoruz.“Boşa kürek sallayan vicdanımdaki duvarlar çatırdıyor.
-Sen de kimsin? Ciğerin kaç para eder? Beni isteyen onca ciğerci güzeli varken?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!