Haykırsam ismini, yankı vermeni umarım?
Babil'in, güneş tenli ilahı,
Kerpiç tapınaklı, kadim Sümer sokağında...
Halhal şıngırtılarını, işitmektir arzum.
*
Ertelemeden güzü,
Nilüferler, çelenk taksın buklelerine.
Ruhum eziliyor,
Uruk başkentinin cenderesinde..
*
Terk eylemek gerekirken,
Cemalin şafak vakti, tapınaktan yükselişini,
Yıldızları seyredememek, İştar rakslarında.
*
Bilhassa mühim olan,
Varlığını Fırat suları misali, kutsayamamak...
Mahvediyor fani bedeni...
*
Ninova kapılarında solmuş, teninin sureti,
Palmiyeler ardına gizlenmiş, nabzının vuruşu,
Ne destana sığar,
Yahut, ne efsane koruyabilir mezkur sevdayı.
*
Kışı tükenmeyen mülklerin perisi,
Yalnızca zihnimi sarar hatıran,
Üstelik nektar lezzetindeki süzüşlerini.
*
Ağrı eteklerinden fırtına kopsa,
Mabette, sevdamı keşfeder,
Dokunabilmek gayesiyle, saf hülyalarına,
Üç beş buğday başağı,
Kara tüylü ulu kartalla,
Gün doğumunu kollar avuçlarım.
Kayıt Tarihi : 28.04.2026 17:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!