Bir zamanlar...
rüzgârın bile adını fısıldamaya çekindiği bir kadın vardı...
Saçlarında geçmişin tozu...
gözlerinde yarım kalmış umutlar taşırdı...
Adı önemli değildi...
çünkü o kadin, hepimizden birazdı...
Çocukluğu..
kırık bir oyuncak gibi bir köşede kalmıştı...
Gülmeyi erken öğrenmişti ama güvenmeyi geç...
Bir evin içinde büyürken...
aslında hep dışarıda kalmış gibiydi...
kalabalığın ortasında unutulmuş bir gölge gibi...
Kimseye ait olmayan bir gölge..
Görünmez...
Sonra büyüdü...
Büyümek dedikleri şeyin
...
sadece daha çok susmak ve görünmez olduğunu fark ederek...
Bir gün Birini sevdi...
Kalbini...
hiç bilmediği bir denize bıraktı...
Dalgalar onu taşıyacak sandı...
oysa denizin dalgasi sadece aldı götürdü..
Ve denizin ortasına bıraktı ...
Giden aşklar oldu hayatında...
arkasına bile bakmadan giden..
bir vedayı bile çok gören aşklar...
Her gidişinde biraz daha eksildi sanki ...
ama garip bir şekilde...
eksildikçe kendine yaklaştı..
Özüne...
Umutlar da gitti...
Bir sabah uyandığında...
eskiden içini ısıtan hayallerin ...
artık soğuk bir taş gibi olduğunu fark etti...
Taşi alıp bağrına bastı..
O gün anladı:
Umutlar da bazen yorulur...
Ama o yorulmadı...
Ya da yoruldu , ama durmadı...
Hayatla kavga etmeyi değil..
hayatın içinde ayakta kalmayı öğrendi...
Kimse tutmazken elini...
kendi elini tuttu...
Sımsıkı...
Kendi yaralarını sardı...
kendi omzuna başını koydu geceleri...
Kendi göz yaşlarını sildi..
Bir sokaktan diğerine yürürken..
aslında kendi içinden geçiyordu..
Her adımda bir soru:
“Ben kimim?”
“Bu hayat neden böyle?”
“Ve ben neden hâlâ buradayım?”
Cevaplar hemen gelmedi...
Belki hiç tam cevaplanmadı..
Bir gün aynaya baktığında..
gözlerinde bir şey gördü...
yenilmişlik değil...
inat...
Israr...
Çaba
Gelecek...
Eskisi gibi büyük hayaller kuramıyordu artık...
Ama küçük bir ışık vardı içinde...
Sönmeyen, Umut dolu bir ışık...
Belki bir gün..
Bir gün...
bir sabah uyanacak...
ve kalbi ilk kez hafiflemiş olacak...
Belki biri gelmeyecek...
Belki hiçbir şey mucizevi şekilde düzelmeyecek...
Ama o Kadın..
kendi hikâyesinin içinde
artık kaybolmayacak...
Çünkü şunu öğrendi:
Bazı kadınlar kurtarılmaz...
kendi kendilerini yeniden yaratırlar...
Ve o kadın...
küllerinden doğmayı değil...
ateşin içinden yürümeyi seçecek!!!
Kayıt Tarihi : 6.05.2026 10:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!