Çocukların oynadığı
Savaş oyunları gibi
Ne kadar kolay söylenir oldu
Yitirilip giden canlar
Acısı kördüğüm olurken yüreklerde
Toprağa karışıyor taze fidanlar
Dokuz köyden kovuldu doğru söyleyen kadı,
Ne söylesek az gelir kalmadı işin tadı.
Yalancının içinde kaynar cadı kazanı,
Rabbim ıslah eylesin sapıtıp da azanı.
Dokuz köyden kovuldu doğru söyleyen kadı,
Ne söylesek az gelir kalmadı işin tadı.
Yalancının içinde kaynar cadı kazanı,
Rabbim ıslah eylesin sapıtıp da azanı.
Kabuk Bağlamayan Yaralar
Daha kaç yüreğin acısı sızlar.
Ruhumu bir anda sarar sancılar.
Kabuk bağlamadan kanar yaralar.
Hüzünle bükülür eğilir başlar.
Gözlerden akıyor sel gibi yaşlar.
Yüzümü hiç güldürmedin ki
Gamze çukurlarımı bilesin.
Gamzelerime biriken hüzünlerimi
Yalnız ben bildim,
Akan gözyaşlarımı
Yalnız ben sildim….
Ben şiir diye yazdığım mısralarıma
Kaç mezar gizledim satırlarımın arasına...
...türkmenkızı...
Ah be can sevdam
Şimdi bu kocaman hastanenin
Hangi odasına sığdırsam bu yüreği
Kaç hekim bağlayabilir,
Kalbimin kemendini
Kaç neşter kesip te
Artık kalemimi elime alamıyorum
Seninle
Sevginle dolu
Şiirler yazamıyorum
Yazdığım her şiir yarım kalıyor
Yüreğim kahredip inlese de
Kaç bahar geçti aradan bilmiyorum,
Daha da kaç bahar geçecek kim bilir.
Zamana yenik düşmemek çabasıyla,
Kapandı sabrın son perdesi de.
Kötü kadın simgesiydi
O……dediler adına
Hiçbir kadın o sıfatla anılmayı hak etmedi ya
Onu bu konuma iten erkekti
Ya ona sahip çıkamayan babası
Ya onu kumar masasına meze yapan kocası




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!