Gerçek bir yalnızlığa sığındım
Geç kalmış bir sevdanın gölgesinden
Ellerine tutundum
Teninde durdum
Bir rüzgar dokundu dudaklarıma
Yüreğine düşen bir kar tanesi
Bir minik serçeyim avuçlarında
Gözlerimde gökyüzünün tüm yıldızları
Ellerimde bir demet papatya türküsü
Sana sevdalanıyorum sevgili, var mı ötesi?
Aşka en çok yakışan mevsimsin sen
Sararmış yapraklar dökülüyor yüreğinden
Ellerimle topluyor, yüzüne dokunuyorum
Güz ağır ağır geçiyor eteklerimden
Sen aşk doluyorsun
Ben hüzün…
Anlatsana Kız kulesi
Bir aşk nasıl başlar ve nasıl biterdi
Nasıl yiterdi gözlerimizde doğan o ışık
Sıcacık yüreğimize akan o sevgi nasıl bir buzdağına dönüşebilirdi
Anlat bana
Bir aşk nereye giderdi ansızın?
Ab-î hayat gibisin,
Her yudumdan sonra daha da tiryakinim
Gelişini gözlerim yüreğimin penceresinden
Ömürlük bir şey bu, nasıl da derin
Sevdiğim, elime koy gözlerini…
Bak, göçmen kuşlar gitti,
Sen de git
Gözlerin de gitsin, ışığı da yaşamımın
Ellerin hiç durmasınlar, onlar da gitsin
Bak, sensiz yaşamak kolaymış, unutmuşum
Unutmuşum bakışların olmadan ağlamayı
Ben çok baharlar gördüm, sonu hep karakıştı.
Yenildim, yıkıldım, hırpalandım yıllar yılı
Yüreğimi aşkla yıkadım her seferinde,
Bakışlarımda uzak bir sevdanın büyüsü
Sana geldim.
Ayrılıksın sen
Yüreğime düşüşünden tanıdım seni
Islak bakışlarından
Buz gibi ellerin üşüttü beni
Ayrılıksın sen
Yüreğimin köşe başına kurul sevgilim
Hayallerimi sessizce dağıt
Elini ayağını öpeyim,susma
Ruhumu damıt.
Düşlerimin en yakınında durul sevgilim
Hüzün ki
Laldir rengi
Oturur ıslak bakışlarıyla
Yitik sevdaların
Yalnızlığında…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!