Yolculuk
Yükü denk ettik,
Ömrü pek ettik,
Bu canı tek ettik,
Hazırız kısa yola,
Yolcu Yolunda Gerek
Karadağ’dan esen serin rüzgar, sen medet eyle,
Dünya derdi hep aldattı, es de Sahibine söyle.
Ömür hay huy ile geldi, boşuna geçti böyle,
Dünya görevi yordu, git de Sahibine söyle.
Yollar İtti Seni
Yollar itti seni kenara ben değilim
Demek ki bu yolun yolcusu sen değilsin
Seni bu yola sokan da ben değilim
Bu yolun kitabını yazan da sen değilsin
Yol Yordam
Cahil zannı ile verir hükmü anında,
Münafığın fitne fücur vardır şanında,
Muhterisin şeytan vardır kanında,
Kul hakkını bilmeyenlere ar gerek.
Yorgun Gönlüm
Yorgun gönlüm yılların yükünden,
Bir yük de sen vurup yorma be dost.
Çabam yeşertmek onu kökünden,
Ahiret suali sorma be dost.
Hislerim duyarsız,
Duygularım tutarsız,
Tepkilerim umarsız,
Baygınım…
Bir dosttan ihanet görmüş gibiyim
Yoruldum elbet,
Hem de çok yoruldum…
Sevgiyi yaşayamadan
Sevgiyi anlatmaktan.
Sahiplenmediğim güzellikleri,
Sahiplerine anlatmaktan.
Yükü Sır Kervanların İzindeyim
Yükü sır kervanların izindeyim.
Menziline ulaşan son kervanın peşinde…
Bir kutlu kılavuza bendeyim,
Ruhumun gıdası aşım, maneviyat ateşinde…
Yine Parmak Bastın Yâreme
Yine parmak bastın yâreme dostum,
Bende yâre bir değil, kırktan fazladır.
Hepsini derlesem, değmez ciğer pareme,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!