Neydi o bedeli kan olan,
Canla ödenen değerler.
Düğüne gider gibi,
Ölüme gidilen değerler
Şimdi neredeler?
Şimdi yanımda olsaydın;
Gözlerin sevgiyle bakıp sevgiyi anlatsaydı.
Elinden bir kokulu çay,
Dilinden bal damlayan sözler olsaydı.
Efkârımı alacak,
Hüznümü yok edecek sözlerini duysaydım.
Sevgi için durak oldu kalbim
Gelen gitti giden gelmedi.
Bir tek senin sevgin daim Ya Rabbim.
Ellerim sana açık dileklerim senden
Bir tek senin rızana talibim.
Bir on daha doldu, yaş şimdi altmış,
Geçmiş beynimde kitap, yüzümde nakış,
Gönlümde bahar var, ama saçlarımda kış,
Yürüdüğüm yollara ve geçen yıllara şükür.
Bir peri masalıydı çocukluk, bir varmış bir yok,
Bahar geçer yaz geçer güz gelir
Eylül Ekim Kasım gelir
Yunus Hak'kı söyler ama
Anlamayıp güzeli yok eden
Bir Molla Kasım gelir.
Biz Hak'kı diyelim
Bir pusula attık sandığa geçende,
Seçilen de sular koyverdi seçen de.
Dün bir gülistan vadedilmişti amma,
Deve dikeni yetişti hep bahçelerde.
Anlatıp durma bana
Bin boğalar efsanesini
Diyeceksen onu de
Bu efsanede
Sen
Kaçıncı boğasın....
Dabbe den önce mührünü yedi sanki yüzün,
Gizli bir zehrin şekerle kaplanmış hali gibisin.
Baharda aldığın anahtar girer mi aynı deliğe güzün
Mabudun vermediğini Mahmut’tan isteyen şaşkın gibisin
Asıl azmaz bal kokmaz dediler inanmamıştık
Söylemeden de seviyor insan;
Dilsiz, kelamsız da seviyor…
Toprağın suyu sevdiği gibi,
Çölün vahayı sevdiği gibi,
Balığın suyu sevdiği gibi, seviyor insan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!