Dabbe den önce mührünü yedi sanki yüzün,
Gizli bir zehrin şekerle kaplanmış hali gibisin.
Baharda aldığın anahtar girer mi aynı deliğe güzün
Mabudun vermediğini Mahmut’tan isteyen şaşkın gibisin
Asıl azmaz bal kokmaz dediler inanmamıştık
Ey ömrüm,
Ömrümü yedirmem sana…
Ben o ömre ömrümü verdim.
Ben o ömre
Ömrün Nakışı
Kaç mevsim gördü bu fani ömrümüz,
Kaç bahar, kaç yaz, kaç hazan, kaç kış
Öyle bir ağ ördü ki bu fani ömrümüz,
Mevsimleri işledi acı ile bu tene nakış.
Ömrün Son Baharında
Ömrün son baharında çıktın karşıma,
Oysa, takvim yazılırken her günde sen vardın.
Bahar da gül, yazda güneş, kışta sen kardın.
Gönlümü tanıdığım ilk günden beri,
Ömür Bitmeden Gitme
Ömür bitmeden gitme,
Hep kal gönlümde yaşa.
Bende ömürsün bitme,
Hep kal gönlümde yaşa.
Ömür Çok Kısa
Ömür çok kısadır aslında,
Tıpkı öğle ile ikindinin arası.
Günü yok, saati yok,
Ömür Küpü
Bir küp dolusu ömrüm vardı
Üstüne bir küp mutluluk koydum.
Sonra bir küp dolusu umut
Ömür Törpüsü…
Kim bilir kaç asırdı benim ömrüm;
Ucundan kıyısından,
Alan aldı, çalan çaldı,
Hayat bir noktadan ibarettir
Bir nokta ile başlar
Can verilir bir noktaya
Nokta konulur an gelir
Başlar nefesli hayat.
NÜ diye yazılsa da nü gibi algılanmıyor adın
Soylu birisisin de neden soysuzlarla yol aldın
Gün bu gün zamandır kurtul şerden at bir tekme
İki cihanda da bozulmaz o zaman ağız tadın.
(Karaman - 2014)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!