Bilmem uzaklarda kim sarar seni
Benim yerime kim siler göz yaşını
Gurbet yollarına düştüm çaresiz ben
Adını gizledim kimseler bilmez halimi
Ah…
Az yaşarsın çok yaşarsın
Of… yazılandan kaçmaz başın
Azrail bakmaz gözyaşın
Ah… adın kalır kara taşa
Sevdiğini kara toprağa verince
Anlarsın dünyanın ne kadar fani olduğunu
Bir avuç toprak düşer yüreğe
O vakit anlarsın hayatın sonunu
En sevdiğin girince kara toprağa
Kara tren çalar siren
Tutmaz ona yapsa fren
Aldı yârimi elimden
Ah zalım kara tren
Dumanın çöktü dağa taşa
Hoca ile şarlatanı
Yalan ile aldatanı
Parayla din satanı
Sakın ha karıştırma
Sap ile samanı
Sokaa çıkmış gezersin
Millete laf ezersin
Benim oğlan peşinde
Boşuna mı kızarsın
Çarşuda laf çok kaynana
Kendime hem zehir
Hem de panzehirim
Kendime hem dert
Hem de dermanım
Düştüğüm kuyudan
Bu bir sevdanın hikâyesi değil sadece…
Bu, suskun gecelerin, içe atılan çığlıkların sesi…
Dinleyen bilir, yaşayan anlar…
Ve bazı yaralar vardır… adı konmaz…
🎶
Bir zerrede gizli dağlar,
Bir katrede umman var,
Gecenin bağrında yıldız,
Her birinde bir ferman var.
Göğe baktım sustu aklım,
Kırıldı içimde ne varsa bir bir
Sustum, anlatmadım derdimi kimseye
Geceler şahit oldu gözyaşıma
Bir ben bilirim, bir de yaradan…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!