Duydum ki sinene vurmuş hançeri,
Ayrılık canını yakmasın Zümrüt,
Sen benim canımdın candan içeri,
Dünyayı başına yıkmasın Zümrüt.
Kederi gönlünden silmek isterdim
Solması imkânsız gülsün kalbimde,
Bülbülün olmaktan caymadım Zümrüt.
Resmini sır gibi tuttum albümde,
Yerine kimseyi koymadım Zümrüt.
Ağladım kan kustum düştüm her gece,
Yine ah çekerek andım adını
Hayalin karşımda canlandı yine,
Kedersiz gecenin bilmem tadını
Uykusuz gözlerim kanlandı yine.
En güzel resmini koyup masana
Nerdeyse arkadaş bile değiliz
Bir kere yan yana geldiğimiz yok.
Kalmamış vefadan ufacık bir iz
Beraber ağlayıp güldüğümüz yok.
Mevsimler seneler aylar geçti bak
Nasıl ki topraklar muhtaçtır suya
Beni gelişinden mahrum bırakma.
Geceler hicrinle yatar pusuya
Beni gülüşünden mahrum bırakma.
Ağlayan inleyen heceler gibi
Bambaşka bir dünyaya kapı açar gözlerin
Sırrı çözülemeyen bir gizemsin masalım.
Cennetten nur hüzmesi ışık saçar gözlerin
Petekteki bal gibi mucizemsin masalım.
Ne zaman ki vuruldum kirpik denen okunla
Hiç kıymet vermeden bakmış nazarın
Kadrimi çok ucuz biçmiş meğerse.
Dünyamı başıma yıktı azarın
Gözünde değerim hiçmiş meğerse.
Nokta kadar bile yokmuşum sende
Geçti on iki ay bitti bir sene
Ne getirir yeni yıl ne götürür.
Yağmur gibi yağan zammı görsene
Ne getirir yeni yıl ne götürür.
İşte elektrik doğal gaz benzin
Nice güzellikle süslü kâinat
Bak şu meyve veren dalda mutluluk
Kışa kıyamete hazana inat
Her baharda açan gülde mutluluk
Kederler eskimiş yeisler bayat
Işığın pervane eder insanı
Düşmüşüm eline kurban olduğum.
Sana Mecnun eyler kader insanı
Saçının teline kurban olduğum.
Bu endam güzellik asil soydan mı?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!