Konuşmuyor şakıyordu,
Tatlı dili yaktı beni.
Yürümüyor akıyordu,
Coşkun seli yaktı beni.
Saçları kıvır kıvırdı,
Dağların doruğuna efkârımdan köz düşmüş
Zemheri alev almış havada kış yanıyor.
Vuslat sükut içinde hasretlere söz düşmüş
Ellerim üşüyorken gözümde yaş yanıyor.
Gölge gibi korkular takip eder gerimden
Bu aşk bitti diye yıkıldım sanma
Bahara gebedir kışlar güzelim
Attığın oltaya takıldım sanma
Biri biter biri başlar güzelim
Ezelden böyledir aşkın kanunu
Bir içim su gibi güzelliğin var
Deniz ol derya ol ak yeşil yeşil
İçimi ısıtan özelliğin var
Buğulu gözlerle bak yeşil yeşil
Zulmetsen gönlümden çık demem sana
Gel unutulmuşluğun şerefine içelim
Öyle eskisi gibi yas mı tutarım sandın?
Hadi kaldır kadehi kendimizden geçelim
Karalar bağlayarak pas mı tutarım sandın?
Sensizlik işkenceydi, dilim dilim kesildim
Cemalinden mahrum etme
Göze yazık değil mi yar?
Ayrılığa mahkum etme
Bize yazık değil mi yar?
Her hikmetin vardır gizi
Divâne eyledi düştüm peşine
Dolaştırdı diyar diyar gözlerin.
Rastlamadım benzerine eşine
Pervane olduğum o yâr gözlerin.
Bakışında ab-ı hayat bulduğum
Sensizliğe mahkûmum,müebbetim ondandır
Güneşe ayak bassam benim için zindandır
Her gece bir şafakla yırtılır da sonunda
Her sabahı ruhuma zindan eder yokluğun
Hicranlar kuşanırım siyahın her tonunda
Her gece mehtaba gölgen düşüyor
Yıldızlar gözlerin oluyor Zümrüt,
Bakışın bağrımda yara deşiyor,
Ve birden gözlerim doluyor Zümrüt.
Feryatta kalemim isyanda hece,
O ahu gözlerin olduktan sonra
Gayrısı gönlüme yar değil Zümrüt.
Sen benim kalbimi çaldıktan sonra
Kendimi kaybetmem zor değil Zümrüt.
Güllerce gülüşün gülden bir deste




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!