Bu gidişle dünya raydan çıkacak,
Kazlar kör olacak çaydan çıkacak,
Şeytan bilinmez den faydan çıkacak,
Ömür tezgahımı dokuyan dilber.
Bir de duyacaksın bağlar bahçeler,
Şu çiçeklere bak,
Sarı,kırmızı,yeşil,
Rengarenk açmışlar,
Evi de buna uydurmuşlar.
Allahtan içinde zambak,
Bir de sarı papatya var.
Seni özlediğimde,
Düşlere dalıyorum.
Yüzünü gördüğümde,
Kar gibi eriyorum.
Bazen,
Bir Ağustos böceği,
Gözümün önünden,
Pır pır uçup gidiyor.
Karşı daldan kalkan,
Rengarenk kelebek,
Gönlünde olanı harcayıp gitme,
Belki uzaklardan Timurlenk gelir.
Ürkek tavşan gibi dolanıp yitme,
Kartallar uçarken sana denk gelir.
Yazmakla çizmekle karın doyar mı,
Çiçekler açılınca,
Kırlara saçılınca,
İster sev ister kokla,
Renklere karışınca.
Aklını alıp gelsen,
Üsküdar sahilde beyaz martılar,
Martılar dan gelir hüzzam şarkılar,
Denizin de mavi mavi dalgalar,
Sevdiğimi sorup selam eyliyor.
Orta köy de cami gördüm, varınca,
Sevginin,
Çıldırmış haline,
Aşk denir.
Aşkın sofrasın da,
Meyveler yenir.
Çiçekler açar,
Senin resmini çizdim bir a dört kağıdına,
Bu resmi değişemem kimsenin tırnağına.
Ben giderim dünyadan, sen kalırsan geriye,
O resimle bu şiir kalır belki yarına…
H. Arpacı, 2016, Üsküdar
Hey yar…Sen şiir olup düştün ya kalemime.
Bende sevgi olurum; akarım yüreğine.
Rüzgârdan hızını, ay’dan nurunu alsanda,
Resmini çizeceğim orkide yaprağına.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!