Kurşun gibi sözlerin,
Pabuç gibi yüzlerin,
Yaza hasret güzlerin,
Kaprisiyle ezildim.
Dertlere dert katarken,
Onlar masalları,
Kalbimiz de batırdılar,
Donmayan kazanları,
Ruhumuzla ısıttılar.
Ocaklar da kaynatıp,
Ormanlara attılar.
Bir dergahta duramıyor,
Yuva bulup konamıyor,
Ateşiyle yanamıyor,
Bu halleri yazarmısın.
Yakın kandilleri,şafakla yakın,
Başlayacak artık bir kutlu akın,
Kırılacak elbet düzeni çarkın,
Bilenler,duyanlar,bekleyen gelsin.
Senin saraydaki halleri bilsen,
Her yer yemyeşil otlar büyümüş.
Böcekler ayakta asmalar dilli,
Karıncalar toptan eve yürümüş.
Seni gördüğünde kaçan fareler,
Uyandın;
Sevgimin üstünde,
Hilal gibi kaldın,
Yıldız gibi vardın.
Ufuklar aydınlandı,
Kuşların sesleriyle,
Bir melek görmüştüm,gözleri hâle,
Kaşları yay gibi,yanaklar lâle,
Nesilden nesile asalet kokan,
Lâle; çiğdem bulmuş,ermiş visâle.
Hasan Arpacı,2018,Şişli
Kendisi simsiyah,
Gözleri masmavi,
Yürüyüşü yandan çarklı,
Bir sağa devrilir, bir sola.
Sofranda yemeğini yer,
Dışarıda sana söver.
Yanında...
Ayet ve Hadisten bahseder,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!