Hazan oldu soldu gülüm
Yaprağıma dolu değdi
Ah edipte geçti ömrüm
Sanki mecnun gözü değdi
Kar borandır gönül dağım
Arama sevdiğim yoktur benzer eş,
Süphandır o bir daha bulamazsın.
Sanma herkeste var alemi dolaş,
Mihmandır o bir daha bulamazsın.
Gün olur sevdiğim bilirsin elbet,
Beste
Bir Cuma vaktinde o hain pusu
Yiğidin bağrında bir ateş yandı
Kimin umurunda yetim korkusu
Vefalı dostların nerede kaldı
Kimin umurunda yetim korkusu
Ey yüksek dağlarım, dumanlı başım,
Sırtta ki yükten var mı haberiniz?
Gözümde dinmiyorken kanlı yaşım,
Çağlayan arktan, var mı haberiniz?
Kime sorsam tek kelam bulamadı,
...
İncinme ey gönül incinme...
İncindiğin yerden incinme.
Abdalsan hal gözet tekrardan,
Aptal olup yine incinme(?)
Öğretebilmeli insan...
Mesela şiir yazmasını öğretebilmeli,
İlk tanıdığına, son tanıdığına...
Sonra derince susmalı,
Bir anda yok olmalı hayatından..
Ömür dediğin oy kuru bir dalmış
Hayale aldanıp boşuna yanmış
Vefasız ellerde gezip dolanmış
Bir aşk-ı sadıka har olmadıkça
Bırak azizim giden ömürden
Ya hay, ya hak, la ilahe illallah...
Ol dedi cümle alem yoktan (la) var oldu ve nefs-i ruh üfleyerek çamurdan halk etti. Akıl verdi, fikir verdi, can verdi... Merhameti, şefkati, acıyı, tatlıyı bil verdi. En degerli olmak şartı ile gönül denen merhaleye his verdi. Bir hissi beşer gönül gözü ile bakarsa, bu aşikârı bilmeye ram olacaktır...
Benki son aradım heybede, la aşk-ı son git bul kabede...
Lakin kabe uzaktır dedim, la aşk-ı son kabedir evin...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!