Herkes gülüp oynarken,
Bize ağlamak düştü.
Herkes yiyip içerken,
Bize yutkunmak düştü.
Baş üstünde taşınan,
Sen gülünce güller açar gönlümde,
Gökyüzü gülümser, sen gülümsersin.
Senin adın ezber olmuş dilimde,
Gökyüzü gülümser, sen gülümsersin.
Uçuyorsun turnalara eş gibi,
Yağmur, deprem, boran izini silmez,
Yolumuzda Hacı Bektaş yaşıyor.
Sevgisi yürekte artar eksilmez,
Gönlümüzde Hacı Bektaş yaşıyor.
On üçüncü yüz yıl senle değerli,
Annemin görümcesi,
Sülalenin ecesi,
Dilimin tek hecesi,
Canım Fahriye halam!
Hayranım inan sana,
Git,
Kalmak istemiyorsan
Tutamam seni.
Söylemene gerek yok,
İstenmediğimi.
Gözlerin anlatıyor her şeyi...
Gecenin sessizliğinde
Saatin ayak sesleri
Ürkek, aciz
Ağır aksak ritmiyle
Koynunda yitti harcanmış bir ömrün!
Sevgilinin
Saçları altın,
Gözleri zümrüt,
Dudağı yakut,
Dişleri inci,
Kalbi de pırlanta…
Yurdumun gözbebeği, güzellikler diyarı,
Çanakkale bambaşka; benim gönlümde sultan.
Tarihimin gururu, al bayrağımın yâri,
Asırlar öncesinden geleceğe uzanan,
Çanakkale bambaşka; benim gönlümde sultan.
Deprem yaşamışım,
Umutlarım hedef tahtası,
Kurşun yarası düşlerim!
Ölüm Demokles’ in kılıcı,
Tepemde gel-gitler,
Duygularım harman yeri,
Su, asırlardır ağlar;
Orman uzaklaşır günden güne
Dağ, arkadır sahipsizlere…
Babil’de
Meleklerin kanatlarında
Yeşerirken umutlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!