Gecenin girdabına
Kapılıp gitti
Zamanın sureti!
Sensizliğe gebeydi
Acemi sessizlik!
Kırılgan umutlar üstünedir yeminler
Hayaller kurşun yağmurları altında
Zaman geçtikçe
Bedeni saran pişmanlık
Tozpembe akşamların
Çakırkeyif sevdaları…
Kim sandın kendini koca zibidi,
Anlamak ne mümkün sendeki kibri.
Allah’ın kuluyum, sen kimin kulu?
Boşa okumuşsun bunca okulu!
Karların altında üşüyor musun?
Vatansever insan Yazıcıoğlu!
Arşa yükselirken düşüyor musun?
Bıraktın yüce san Yazıcıoğlu!
Adın, izin güzel ey koca reis,
UÇURUM MAVİSİ
Çocuk yüzlerde
Gelinlik kız gülümsemesi,
Güneş yanığı tenlerde,
Çınar gölgesi
Her şey eksik, her şey yarım,
Sanki kaybolmuş bir yarım,
Neden gelmekte gecikir
Beklentiler?
Niçin bu kadar uzaktır,
İnsana güzellikler?
Yaşamak; bir tutku mu?
Bir yenilgi ya da bir utku mu?
Çılgınlık mı, yanılgı mı?
Kim bilir!
Belki de bir alışkanlıktır
Yaşamak!
Yaktın beni köz eyledin,
Ele güne söz eyledin,
Kış günümü yaz eyledin,
Sonra niye naz eyledin?
Yaşam yelpazemde
Hiçbir trene
Yetişemedim vaktinde.
Ya tren kalkmıştı az önce
Ya da son tren geldiğinde
Ben yoktum istasyonda!
Sözcüklerin cenazesinde kimse bulunmaz
Son kez söylendiklerinde biter yaşamları
Sessiz ve sakin gömütlüklerine çekilirler
Mumyalar gibi
Sarıp sarmalayan yoktur onları…
Arkalarından ne bir damla gözyaşı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!