Hani Gitmeyecektin
Bir akşam üstüydü yine,
Gökyüzü sensizliği öğreniyordu yavaş yavaş…
Sen gözlerime bakıp,
“Ne olursa olsun bırakmam seni,” demiştin.
Ben bir ömre inanır gibi inanmıştım sana,
Hani gitmeyecektin?
Hani ellerimi bırakınca
Üşürdün sen de benim gibi?
Şimdi hangi yabancı sokakta
Benim adımı unutarak yürüyorsun?
Ben hâlâ seni ilk günkü gibi severken,
Sen nasıl bu kadar kolay vazgeçtin?
Gece olunca Gözlerin düşüyor aklıma,
Bir yarım şarkı gibi…
Tam hatırlayacağım anda kırılıyor içim.
İnsan en çok da
“Kalacağım” diyen gidince yoruluyor…
Şimdi odamda ağır bir sessizlik var.
Perdeler bile senden sonra eskisi gibi dalgalanmıyor.
Annem soruyor bazen,
“Neyin var?” diye…
Nasıl anlatılır ki bir insana,
Lal Olup Dilsiz Taşa Bürüneceğini
Hani gitmeyecektin?
Hani yaşlanacaktık birlikte?
Ben senin saçlarına düşen beyazları severim sanıyordum,
Sen başkasının gülüşüyle mutlusun şimdi
Ben seni dualarıma saklarken,
Sen beni unutulacaklar listesine yazmışsın…
Geceleri uyuyamıyorum artık.
Çünkü gözümü kapatınca
Eskiden kurduğumuz hayaller geliyor aklıma.
Bir ev düşünürdük, küçük ama huzurlu…
Cam kenarında çiçekler olurdu hani,
Sen kahve yapardın,
Ben seni izlerdim uzun uzun…
Şimdi o hayallerin yerini
Koskoca Yalanlar almış yerini
Biliyor musun,
Bazı vedalar ölümden ağır geliyor insana.
Ama giden birinde hep bir dönme ihtimali beklersin.
Ben hâlâ kapı çalsa
“Sen geldin” sanıyorum…
Şimdi anlıyorum…
Bazı insanlar sevmiyor aslında,
Sadece güzel hissettikleri yerde kalıyorlar.
En çok seveni bile yarım bırakıyorlar…
Eğer bir gün dönersen,
Belki yine açarım kapıyı…
Ama bil ki eskisi gibi olmaz hiçbir şey.
“Gitmeyeceğim” diyenin gidişiyle kırıldı mı gönlü
Bir daha kimseye aynı yürekle sarılamıyor…
Kayıt Tarihi : 24.05.2026 16:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Moonster şiir




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!