VURMAYIN, YARALIYIM BEN
(şiir)
Vurmayın...
Yaralıyım ben...
İçimde dinmeyen bir sızı var hâlâ,
VURMAYIN YILLAR
Vurmayın yıllar, zaten yorgunum,
Zaten omuzlarım çökmüş yüklerden.
Her geçen gün bir parçamı alıyor,
Her sabah bir yanım eksiliyor sessizce.
Vur Usta kemanları.
Vur ki gecenin omzundan düşsün suskunluk,
vur ki pas tutsun içimde bekleyen acılar.
Vur usta kemanları,
bu şehir çok dinledi yalanı,
VUR YÜREĞİME VUR
Vur yüreğime vur,
Kıvılcım değil, yangın olsun bu gece,
Ateşini saklama, içimi yak son defa,
Ben zaten yanmayı öğrendim sevdanın hecesinde,
Yaban Çiçeğim
Issız bir dağ yamacında açan,
Rüzgârla büyüyen, yağmurla yıkanan…
Ne toprağın bağladı seni kendine,
Ne de bir bahçıvan eli değdi üzerine.
Yağmurun Ardındaki Gökyüzü
Yağmur düşer sessizce pencereme,
Her damla bir hikâye taşır içinde.
Bir özlem, bir hüzün, bir umut gizli,
Ve ben dinlerim, ruhumda yankılanır.
Yağmur Yağdığı Kadar Değil,
Sana Değdiği Kadar Islanırsın
Yağmur yağar, herkes ıslanır sanırsın...
Oysa kimine dokunur, kimine geçip gider,
Kimi yürür altında, gülümseyerek,
Yağmur yüreklim…
Seninle başlar bu göğün içli serzenişi,
Her damla düşerken toprağa,
Sanki kalbimden bir parça sökülür gibi.
YAKTIN ŞİRA
Yaktın şira, yayınıma ateş düşürdün,
Sensizliğin kor oldu içimde, kül ettin.
Bir yangın gibi sardın kalbimi,
Söndüremem, çaresizim, bittim…
YALAN BE USTA
Yalan be usta, dünya dönmüyor aslında,
Biz dönüyoruz, çaresiz, kendi etrafımızda.
Bir umutla başlıyoruz her sabaha,
Sonra yine kandırıyor bizi akşamın masalı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!