Gündüz güneşimsin gecede aysın,
Hak katında bana ayrılan paysın,
Kirpiklerde oksun kaşlarda yaysın,
Nasıl anlatayım ben seni gülüm.
Rüya mı hayal mi yoksa düş müyüm,?
Beni gören bilmem nasıl görüyor,
Mevsimlerden bahar yoksa kış mıyım,?
Beni gören bilmem nasıl görüyor.
Türkmen dağı kızıl kana boyandı,
İkiyüzlü dünya neden susuyor,
Fransızlar için hepsi uyandı,
Kör ve sağır dünya neden susuyor.
Kardeşin dünyada kanlar kusuyor.
NELERİ KAYBETTİK
Neleri kaybettik bir bilebilsen
Maneviyat gitti yer aldı madde
Kalp gözünü açıp gerçeği görsen
Maneviyat gitti yer aldı madde
Neslimiz gurbette dedim
Senin gittiğini gıt hatırlıyom,
Ben yaşlandım kaç yıl oldu emmoğlu,
Evlendin çocuğun vardır sanıyom,
Neslimiz gurbette noldu emmoğlu,
Dedi
MÜSLÜMANLAR NEREDE
Kumdan makarna seçer Gazze’deki çocuklar
Buna gözünü yuman Müslümanlar nerede
Sofradan eksik etmez pastırmalar sucuklar
Ensesi kalın şişman Müslümanlar nerede
Nuh beddua etti yer, gök yarıldı,
Yer altı, yer üstü suya sarıldı,
Çifter çifter o gemide varıdı,
Gemi gitti dağlar taşlar yol oldu.
Lut; zalim şehrini batırdı yere,
Taif’de taşlandı ya kâinat efendisi,
Kin gütmeyip rahmeti dağıtmıştı kendisi,
Ebu cehil ardından gider iken emmisi,
İnsandan nankör varlık görmedim bu dünyada.
Her türlü nimetini yiyip içer yaşarda,
Marifet sende değil
İnsan olduğun bilip, insanca duruyorsan,
Yaratılış gayene, aklını yoruyorsan,
Baktığın her zerrede, hikmeti görüyorsan,
Marifet sende değil, yaratılan gözünde.
Kalem bile küsermiş duygularım susunca,
Kâğıt feryat edermiş mürekkebi kusunca,
Bülbülü mahkûm etmiş aşka mühür basınca,
Gönül feryat edermiş gülüm kırılır diye
Kırdım diye kendime ceza verip dağladım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!