Mutluluk beklerken inan bizleri,
Unutmak mümkün mü güzel gözleri,
Ne olur sus,deme acı sözleri,
Unut git diyorsun nasıl unutam.
Dünyada eşin yok, yoktur benzerin,
Teksin bu dünyada, güzel Türkiye’m!
Daima kalplerin üstüdür yerin,
Teksin bu dünyada, teksin Türkiye’m!
Yer altı, yer üstü, zengin toprağın,
Tez gel
Bizim köye bahar gelmiş nazlı yar,
Erimiş dağların yücesinde kar,
Nevruz çiğdem sümbül madımakta var,
Yemlik kartlaşıyor boylandı tez gel
Sözümüz vardı bizim
İki dünyadan üstün aşk şehri nazarında,
Sözümüz vardı bizim Kalu beladan beri
Kibri, kini çok kestik benliğin hızarında,
Sözümüz vardı bizim Kalu beladan beri
Lisanınca Hu derken, zerre-i Kainat da
Uzak olsun bizlerden, firavun da inat da
Şu esbabın içinde, en şerefli insandır,
Eğer insan olmaksa, gönlünü Hakka yandır.
SUÇLU BİR BEN DEGİLİM
Gözlerim kirpiğini kaldıramaz üstünden
Sabah ve akşam olmuş gün geçse de bilinmez
Hasretimi hiç sorma bitkinim özlemekten
Dizlerim yorgun düştü yol ölçse de gelinmez
Suçumuz ne baba ne bu sancımız
Mahkûm kardeşimiz bacımız mahkûm
Ne zaman dinecek bilmem acımız
Mahkûm kardeşimiz bacımız mahkûm
Hastalar toplanmış derdin anlatır,
Hiçbir tabip buna ilaç yazamaz,
Derdi dinleyeni neden ağlatır,
Derler ki yaramız tabip saramaz.
Yara belli ama sargı tutmuyor,
Oğul
Seslendim Nuh gibi oğul ben sana,
Şimdi naz yaparsın neden sen bana
Sözüm kar etmedi dedim Kenan’a
Dinle sözüm sende boğulma oğul.
Karanlıklar çökünce zavallı yüreğime,
Gün doğsa da ne çıkar o zifiri geceme,
Hasretin yağmur gibi yağdı bütün heceme,
Mısraların yas tutar şiirim öksüz kaldı.
Sen gidince köyümü kara bulut kapladı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!