Halenur Kor Şiirleri - Şair Halenur Kor

Halenur Kor

Gün karardı, dağlarımı duman bürüdü?
Isıtmıyor beni yârin güneşi neden?
Yine felek saçlarımdan tutup sürüdü,
Söndü mü ki, gönlündeki ateş bilmeden?

Nerdesin yâr, bulamadı eller sıcağı,

Devamını Oku
Halenur Kor

Küçük pınar, bir ovada oturur,
Serer eteğini zülfün dağıtır.

Usul usul çağlayıp yalvarır sular,
Gözyaşında boğulur çılgın arzular..

Devamını Oku
Halenur Kor

Bu kavgalar...Savaşlar...
Köşe kapmalar...
Nedir paylaşılmayan bunca zaman?

Bir gülücük; güneşin sıcağını dolduruveren yüreğe,
Bir selâm; sarıveren dostça, büründüğüm yün şal...

Devamını Oku
Halenur Kor

Sudaki damlalarda dolaşır rûhum,
Bulutlarda yer arar gözyaşlarım...
Acılarım, artık sığmayınca yüreğime
Sığınacak limanlarda sabahlar...
Islak, soğuk ve karanlık...
Üşütür içten içe...

Devamını Oku
Halenur Kor

Kadıköy’ün şen kızları gönül çeler, eder naz,
Dili bülbül gibi şakır, duymasın bir ince saz…

Kadıköy’ün yollarında ceylan gibi sekerler,
Sevgi dolu gönüllere aşk tohumu ekerler.

Devamını Oku
Halenur Kor

Köpüren bir nehirdi, mavi, yeşil,
Hırçın sularıyla, dalgalar boyu
Savrulurdu, dört bir yana, çılgınca...
Coşardı, kükrerdi, dolu dizgin...
İçinde çılgın arzuları delice
Taşırdı ordan oraya ömrünce...

Devamını Oku
Halenur Kor

Derin bir sessizlik... Sükûnun baş döndürücü esintileri...
Bir salıncakta mı sallanıyordu, yoksa kayıp giden suların üstünde mi yalpalıyordu? Gözlerini kırpıştırdı. Güneşin ılık dokunuşlarını hissetti saçlarında. Okşayışlarına bıraktı kendini...

Sessizliği, kuş cıvıltıları doldurdu birden. Minik kanat sesleri de katıldı bu neşeli nağmelere... Göllerden yükselen buğular, patlayan tomurcukların mis kokularına karıştı. Toprak gerindi. Susayan bağrına düşen yağmur damlalarını sevgiyle kucakladı. Yüreğini çarptıran can suyuydu bu damlalar... Bitkiler köklerini derinlere uzatıp kana kana içti... Tüm börtü- böcek uykudan uyandı. En güzel çiçeklerle bezenmiş elbisesini giyen İLKBAHAR, yavaşça yerinden doğruldu. Kendinden emin, gülümseyerek, mis kokular saçarak, tüm endamını gözler önüne sererek, minik ayaklarıyla, ufacık adımlar atarak, çiğ düşmüş çimenlerde yavaş yavaş yürüdü, tüm gözler üstünde salınarak gitti...

Gitgide ısınan havanın etkisi tüm tabiatı bir anda sardı. Ağaçların, yeşil elbiselerinin etekleri rüzgârla dalgalanıyordu. Çiçeklerin, böceklerin, tüm canlıların sevgileri katmerleşti. Dallardaki bin bir çiçek, meyveye döndü... Saçlarına bereket taçlarını takan ağaçlar, servi boylu kadınlar gibi gülümsediler... Ceylanlar koşuştu... Kuzular meleşti... Rüzgâr; rehavet içinde ağaç dallarına oturmuş, bu manzarayı seyrediyordu. Bereketiyle gurur duyan YAZ, en dekolte elbisesi ile bahçelerde gezindi...Dudakları kiraz, yanakları elma gibi, bakışlarından sıhhat fışkırıyordu adetâ... Kolundaki sepete topladığı kirazları çocuklara uzatıyor, kulaklarına küpe yapıyor, şen ve şuh kahkahalar atıyordu. Etrafa saçtığı mutluluk gözle görülüyordu. Güneş, gümrah saçlarında parıldıyor, teni pembeleşiyordu. Sonunda dayanamadı, elindeki sepeti kenara fırlattı, eteklerini yukarı çekip, denizin serin kucağına kendini bıraktı, yüzdü, yüzdü...

Devamını Oku
Halenur Kor

Ah şu dilim...Ah şu dilim...
Kessem seni dilim dilim...
Düşünmeden konuşursun,
Üzmelerin öyle elîm...

Kaş yaparken, göz çıkarıp,

Devamını Oku
Halenur Kor

Bir ilkbahar sabahı, vakit henüz seherde,
Gülüşünü aradım, ben baktığım her yerde.
Nerde sıcak ellerin, mahzun bakışın nerde?
Suskundun; gelmiyordu, bir kelâmın, hani ya?

Bu sevgi, böyle burda bitmemeli diyorum,

Devamını Oku
Halenur Kor

Bir yürek çırpınışı;
Sevginin kanatları vuruyor...
Kendi ellerimde yazdığım ferman...
Ah! Aman.... Aman!
Kalmadı derman...
Yoruyor beni, yoruyor...

Devamını Oku