Küçük bir çocuk, bir çiçeği koparır,
İçinden gelerek, uzatır sevgiyle.
Karşısındaki de ellerine vurur,
Niye kopardın diye.
Çocuk anlamaz sebebini,
İçi sevgi doludur.
(Melda Özata'ya ithaf) (Akrostiş)
Mahurdan bir şarkıdır, rûha haz verir,
Esen meltemler gibi tatlı bakışı.
Lâtif gülüşü açan beyaz bir zambak,
Dallarında sevgiler çiçektir ak ak,
Açar hecelerde renk, koku saçarak.
Yıldızlar;
Birer asker.
Giymişler ışıltılı üniformalarını,
Hepsi biliyor nöbet yerini...
Yanıyor üniformalarının düğmeleri
Işıl ışıl...
İKİ YORGUN ÂŞIK...
Güneş, bütün gün ışıklarını denizin pürüzsüz yüzüne sermişti. Martılar, bu eşsiz güzelliğe uçuşarak, renk kattılar...Bembeyaz bulutlar ara ara gölgelediler bahçeleri... Artık yavaş yavaş, sarı saçlarını topluyordu güneş, serin sulardan...
Denizin çok hafifçe vuran dalgaları, okşayan sesiyle öylesine güzel nağmelerle ninnisini söylüyordu ki, kumsalda mahzun yüzüyle yavaş yavaş yürüyen kadın, bir an durdu, bu sesleri dinledi. Yüzü oldukça solgun, ama güzeldi. Bakınca, içinde gizli bir yaranın sızıları görülür gibiydi. Gözlerindeki mahzun bakış, çok şeyler anlatıyordu...
Hasretle aradığım, sıcak, ılık nefesin,
Gönlüm, gözüm arıyor, özlediğim nerdesin?
Bir ses, bir ışık olsun, duyulmuyor ki sesin,
Seni, bir ömür aşka sözlediğim nerdesin?
Sanki susmuş tüm evren, her şey öyle sessiz ki,
Sabreyle deli gönül, birgün açar da güller,
Kurumuş gönülleri, sarar, gülistân eyler.
Bu çılgın aşkı sarıp, örter eflâtun tüller,
Seven güzel ellerden sunulur yine meyler...
O beyaz gül kızarır, takar saçına allar,
Ay, buluta saklandı...
Kapkara bulutlara...
Utandı...
Utandı, ama kendinden değil,
Onu, sevdiği için utandı...
Utandı duyduğu sözlerden...
Hıçkırdı, inledi sessiz perdeden,
Kanadını çırptı, mâziye uçtu.
Gözünde yaş dolu, soruyor neden?
Anlamadı, acep sevmek mi suçtu?
Yürekte saplanmış, acıtır diken,
Nerde o güzelim bahçeler, köşkler?
Mis gibi kokuları mor salkımların, nerde?
Hani o kibar İstanbul Beyefendileri,
Kadıköy Tramvayı'nda
Yer veren, incecik belli, zarif hanımlara?
Sokakta yankılanır gibi sesleri:
Mâzideki bir gündü,
Bir gün unutulmayan,
Demir atmıştı zaman.
Uykuda rüya gibi
Lâtif esmişti rüzgâr,
Çiçekler açtı birden.




-
Hüseyin Erdoğan
-
Halenur Kor
Tüm YorumlarŞiirleriniz sevgi dolu duygulu biz okuyucularınızın gönül tellerini titretiyor gönül bahçelerinde rengarenk bahar açıyor ateşe veriyor gönül ovalarımızı sevgi seli olup basıyor Kuylutyorum
ABDÜLHAK HAMİT’İN ŞİİR TANIMI:
İnsan, bazı kerre, hatırına gelen bir hayali tanıyamaz, o kadar güzeldir.
Zihninde uçan bir fikre yetişemez, o kadar yüksektir.
Kalbinde doğan bir hissi bulamaz, o kadar derindir.
Bu acz ile bir feryad koparır, yahud pek karanlık bir şey söyler, ...