Aşık olmanın yaşı var mı
On beş yirmi kırk elli yetmiş
Cennet ile cehennemi
Yaşamak gibi
Hangisi yaşatır sefayı cefayı
Karşılıksız sevmek
Hepimiz tohum cekirdeği
Gibiyiz
Güneşi toprağı suyu gördük mü
Çatlıyoruz
Gırıla ganadın gırıla golun
Kesle etrafın kesile yolun
Ağlayı ağlayı kalmadı halim
Gırdın ganadımı golumu felek
Gözüm görmez oldu evim ocağım
Divane gönüllere girip ağlatma
Perde ile teli incitme gönül
Göz yaşı dök nehir gibi çağlatma
Seher yeli ol da yare git gönül
Divane dediler gülüp de geçtin
Aşk Allah'ın
lütfü
eritir demiri
dağları deler
bir gönülle
girdimi
Günahkarız bu alemde
Bedenimiz ellerimiz
Bizi taşıyan ayaklarımız
Dünya penceremiz
Renk renk gözlerimiz
İyi kötü sözleri işiten
Nere gidem ah aman dilnden
Ayırdın beni gonca gülümden
Kurtulursam gör zalim elinden
İsmin yazarım dağda taşlarla
Başıma yar sevdan açtı bela
Bizi suca ittiler
Aşka vakit yok
Sevmeye aşka karşı
Duygularımız kör sağır
Kendi karanlık kuyusunda
Denizdeki uçan martıları
Dalgalarda oynayan sandalları
Parıldayan balıkları
Kız kulesini düşünüyorum
Dört yol kavşağının
ortasındayız
Zirve yapar gelecek
kaygılarımız
Sağ yol sol yol nereye götürür
bilinmez




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!