Tohum toprağa düştü mü
Toprak tohumu örtü mü
Güneşin ışığına kavuştu mu
Filizlenmesine kim engel olur
Cahildim şaşkına döndürdün
Bir baktın yandırdın söndürdün
Dostu düşmanı sen güldürdün
Bahtı mı gülmez kula döndürdün
Dalları çiçekler bürüdü
Yüce dağ başına kurdum otağı
Öldürme gel canım sana sevdamı
Bana yazmış felek kederi gamı
Uğruna adadım kuru bu canı
Dağ başının serin eser rüzğarı
Cennet bağı sanki göğsünün üstü
Gül kokar çağırır gel deyi deyi
Şeyda bülbül gibi aşka davet mi
Uzaktan el eder gör deyi deyi
Gerdana inciler takmış parıldar
Dar ağacını salıncak mı sansın
Salanıp ucunda duracak sandın
Dertlerin bir anda bitecek sandın
Yandı alem içinde sende yandın
Oçakta ki ateş alevi gibi
Günahkarız bu alemde
Bizi taşıyan ayaklarımız
her şeye dokunduğumuz
Ellerimiz
Gözlerimiz iki dünya penceremiz
Sesleri duyan
Bir gün gelecek
her müminin son uğrak yeri
Musalla taşı olacak
nasip olursa
Dört tekbirli cenaze namazı
Kılınacak
Aldın gittin yar vefasız başını
Her gün zehir ettin bana aşımı
Toprağa gömme sevdamı aşkımı
Geri dön bana geri alma ahımı
Ne söyledim küstün ne dedim sana
Türkü çığır şarkı mırıldan
Yaşamayı sev severek yaşa
Emanet beden taşınan can
Geçit verme hiç acılara
Ne güzel yaratmış Mevla kulu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!