Kumsalda,
Binlerce kum arasında
Siyah bir taş,
Belli olmuyor
Uzaktan rengi,
Bir rüzgar oldum estim,
Deli boranlarla yarıştım.
Bir yağmur tanesi idim,
Göz yaşlarına karıştım.
Bir deli çağlayan oldum,
Sevgine gücüm yetmiyor
Çaresizim biliyorum
Ne zaman seni içime alsam
Dışına taşıyorum
Bedenimi görenler sanki
yemyeşil bir vadiye bakar
bilmezler ki altından aslında
ne kan nehirleri akar...
Keşfetmeden kendini,
Keşfettiler seni,
Sende keşfetmelisin,
Önce kendini...
Bir zamanı çıkardı cebinden
Geçmişi ağlıyordu ellerinde
Parçalandı kocaman yüreği
Sevgiyi ısıran dillerinde
Her gün güneş doğduğunda
Savururken küllerini, karanlık zindanlarda,
Yankılandı küflerinde, bebek çığlıkları,
Oynarken gölgesinde, hayatın pandomimi,
Silindi gözlerinden, buğusuyla baktıkları.
Sığmazken tunç tasa, giydiği pamuk zırhlar,
dudaklarından düşer
söyleyemediği sözler
gördüğü kadar bakar
görmediğine gözler
zaman zamanda iken,
kırılan vaktin ardından
değişiyor değer yargıları,
harcanan her yaşanmışlık
gidenin gölgesinde kalır sesi
ve özlem kalır geride
bir sevgi kopardım
canımdan
tohum olup karışsın diye
toprağa
...
görmedim bile




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!