Yaprak dökümü zamansız başladı.
Dalında durması gereken yaprak azaldı.
Caminin önü kalabalık , lokma dağıtıldı.
Erken giden ağabeyim, özlem ile anıldı.
Çocukluğumun canlı tanıkları oradaydı.
Nerede dere boyu kavak.
Üstünden doğan şafak.
Şimdi saçlarım oldu ak.
Git zaman,anımı bana bırak.
Göçmen güzelleri sardı.
Zaman, anılarımda aşkım.
Gelecek ve bugün yalnızım.
Dönmek mümkün mü? o güne...
Hani sana seviyorum, demiştim.
Ortaköy İstanbul da lüks lokantada
Müzikli duygusal bir ortamda
Onsekiz yıl sonra orada
Sen beni görmedin tanımadında
Seni yıllar sonra gördüğüm kader anında
Sen hayatımın içindesin.
Terk edip gidemezsin.
Sevgimi ölçemezsin.
Son bir kez daha düşün.
Sen aşkımın sebebisin.
Sakın olmaz deme yeğenim.
Ümidini sakla içinde sabırla.
Lakin olmaz deme var bildiğim.
Karanlıkları akla onu hep hatırla.
Sakın gelmez deme yeğenim.
Dönmedin ki... beklemem bitsin.
Vazgeçmedim ki... başkası sevilsin.
Unutmadım ki... anılarım silinsin.
Ölmedim ki... aşkımız bitsin.
Sevmedin ki... acım dinsin.
Sıralı şaşmaz tarife ölüm.
Azrail mi tanımak ne mümkün.
Bir bakmışsın bir bahane.
Toprak üstüne toprak üstüne.
Vakti gelenleri düşümde gördüm.
Ölüm.anlamadan birden gelecek.
Yaklaşan bir göktaşı ya da şimşek.
Bazan kalbine giren bir fişek.
Hap içmek ya da bir iğne yemek.
Hep ayrı şimdi dünyamız apayrı.
İki ağaçta iki zeytin.
Biri olgun biri ergin.
Sofra zeytin ile zengin.
Ayrı tat yeşil,kara rengin.
Zeytin bilinmez değerin.




-
Hakan Özüçelenk
Tüm YorumlarKabiliyet arzeden özelliğimin denemelerini şiirlerimle ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Eğitimim sırasında edebiyat hocalarım bu konuda sadece yazdıklarıma not vermemekle yetindiler Benim bunları yazamayacağımı belirttiler Hatta bir yarışmada birinci olduktan sonra bu yaşta bu çocuk bunu yazamaz diye İ ...