HAHO!
Diyarbakır surları sanki göğsüme çökmüş,
Mardin’in taş sokakları uykularıma dökülmüş.
Ağrı Dağı’nın karı yüreğimde erimez,
Beynimin depremlerinde anılarım dirilmez.
Haho ki ne haho!
Gözlerim nemli değil, birer dipsiz kuyu,
İçimde Karadeniz’in o bitmeyen hırçın suyu.
Fırtınam dinmiyor, dalgam durulmuyor,
Bu ağır enkazın altından sağ çıkılmıyor.
Haho ki ne haho!
Dökülen her damla yaş, sanki birer kurşun,
Kader gelmiş karşıma, diyor ki: "Haydi, duruşun."
Sağa sola savrulmuş kalbimin kırıkları,
Boğazımda düğümlü koca şehrin çığlıkları.
Haho ki ne haho!
Dağlara mı bağırayım, taşlara mı vurayım?
Yıkılan bu ömrün hesabını kimden sorayım?
Gözlerim kan çanağı, feryadım arşa dayanır,
İçimdeki bu yangın, hangi denizle söner sanılır?
Haho! Haho! Haho!
Kayıt Tarihi : 9.04.2026 22:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!