Azrail’e Mektup: Emanetçi Gelmeden Ölenler
Selam sana Azrail; madem ölüm meleği sensin,
Söyle o zaman, canımı yaka yaka kimdi beni bitiren?
Gözlerimden yaşlar boşalana, kalbim paramparça olana dek,
Ruhumu benden alan sen değilsen, kimdi o zalim?
Benden alacağın bir şey kaldıysa durma, sen de al...
Hayat dolu bir gülüş arıyorsan, boşuna bakma;
Onu bu dünyada en sevdiklerim çoktan çaldı.
Sabah güneş doğarken kuş seslerinde bulduğum o huzur,
Bir yudum kahvenin damağımda bıraktığı o tat;
Hepsini, "seviyorum" diyenler yanına kar sayıp gitti.
Sana özenen ne çok insan varmış meğer...
İnsanlığını unutup sevdiklerinin canını alan,
Yıktığı gönüllerin harabesinde mutlu olanlar var.
Şimdi bir köşede unutulmuş, yaralı bir ruh arıyorsan;
Al götür beni Mevla’ma, kurtar bu fırtınadan.
Huzura varınca anlat olanı biteni, olur mu?
"Ben gittiğimde zaten ölmüştü" de Yaradan'a;
"Sevdikleri canını almıştı, hiç zorlanmadım" de.
"Huzuruna kulunu bu halde getirdim,
Ahını alanların ağırlığıyla, başka kimsesi olmadan geldi" de...
Bana bu dünyada cehennemi yaşatanlar,
Senin huzurunda ateşin narıyla yansınlar Allah’ım!
Neden mahzunsun heybetli melek?
Zalimlerin acımasızlığı senin bile ruhuna mı dokundu?
Ben de isterdim yarınlardan umutla bahsetmeyi,
Sevdiklerimle neşe içinde seni beklemeyi...
Birkaç damla gözyaşıyla huzurla gitmeyi isterdim.
Ama öyle olmadı işte...
Sen geldiğinde ben çoktan ölmüştüm;
Ruhum ahlar içinde, sessiz çığlıklarla bekliyordu seni.
Durma, götür beni artık...
Acı çeken bu ruhun tek ilacı sensin Allah’ım;
En güzel aşk Sana imiş, gerisi koca bir yalanmış.
Kayıt Tarihi : 17.02.2026 23:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Azrailin ölmüş bedeni ziyareti




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!