Güneş Batarken Şiiri - Ümit Tort

Ümit Tort
5

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Güneş Batarken

Güneş batarken bir hasret çöker ruhuma.
Tarifi mümkün olmayan bir firkat iner ufkuma.
Çöllerde kavrulan Mecnûn’un,
Leylâ’ya duyduğu hicran kadar derin;
Sessiz…
Ve dinmeyen bir yangın gibi…

Gözlerine güneş vurduğu vakit,
Hiçbir renge benzemeyen o bakışlarda
Kaybolmak isterdi bütün ömrüm.
Çünkü sen,
Bir insan değil;
Ömrümün en uzun duasıydın.

Sanki seni asırlardır bekliyordum.
Sanki sana sarılabilsem,
Şu fânî dünyanın bütün yükü
Bir nefeste omuzlarımdan düşecekti.

Olmadı…

Ben,
Seninle son kez vedalaştığım yerde
Kalbimi bıraktım.

İlk kez göz göze geldiğimiz yerde ise
Ruhumu avuçlarına emanet ettim.

Şimdi ne kalbim yerinde,
Ne ruhum bende…

Her akşam güneş biraz daha çekiliyor ufka,
Ben biraz daha çekiliyorum kendime.
Gün eksiliyor…
Gece çoğalıyor…
Hasret büyüyor.

Öfkem sana değil…

Bizi birbirinden ayıran zamana…
Aynı göğün altında
Aynı kaderi paylaşamayan yazgıya…

Ne gariptir…

İnsan, kavuşamadığını bazen unutuyor;
Ama yarım bırakıldığı o ânı
Ömrü boyunca içinde taşıyor.

Çünkü bazı ayrılıklar
Bir elvedayla başlamaz.
Sessizce yerleşir insanın kalbine;
Sonra ömür,
Onun etrafında dönmeye başlar.

Ve şimdi biliyorum…

Bir gün bu gök de susacak,
Güneş de son kez batacak,
Hatıralar toprağın sinesine çekilecek.

Fakat ben…

Sana kavuşamamış olmanın değil;
Sana ait kalmış olmanın hasretiyle göçeceğim.

Çünkü bazı aşklar vuslatla tamamlanmaz.
Bazı aşklar, insanın içinde kıyamete kadar secde hâlinde kalır.

Ümit Tort
Kayıt Tarihi : 1.07.2026 16:59:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!