rüzgarla yarışan
bir yılkı atıdır
coşku
mağrur ve yalnız ...
ve sessiz
uyanır mıydı derin uykusundan
kardelen
bilmeseydi eğer güneşi
hissetmeseydi
iliklerine kadar
kafa tutup onca soğuğa
siyah paltosuyla tezat
kar beyaz sakallarına
bezenmiş
zevkle gülümseyen yüzünü
ansızın
minik omuzlarıma abanan
ama gitmem gerek
dercesine..
istemeye istemeye
uzaklaşmalıyım yanlarından
kokulu bir sarhoşluktan
bırakıp onlara
kaç bahar eskidi yelesinde umutlarımın
unuttum
saklı hayatlarını keşfe çıkıyorum
minik tohumların bu aralar
yaşamak yaşatmak dürtüsü
sarıyor içimi
Benle eğlendikleri gerçeğini anlayabilecek yaşta ya da algıya sahiptim ama bu zaten tersini imkansız kılacak derecede açıktı.
-‘Demek okula gitmek istiyorsun. O zaman, müdüre gidip kaydını yapmasını istediğini söylemen gerek.’
Yaşça küçüklüğüm, onlarda bu anlamda kışkırtıcı bir dürtüye neden oluyordu sanırım.
hani bir akşam üstü.........
henüz batmışken güneş,
usulca okşamaya başlamışken
çınar ağacının sadık yapraklarını
saklı bir serinlik
bir buket çiçektim belki de
rengarenk
kokusu güze saklı
baharın sıcağında demlenmiş
ellerin
bilge bir seyyahın
eşsiz maharetiyle koşardı işten işe
üflerken içimize
sessizce birşeyleri
Ansızın
Umulmadık bir anda
Ama çok kısa
Geçiyormuş da uğramış gibi
Kendiliğinden açıldığı oldu mu hiç kapıları
Yüreğinizin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!