Bir burgu demirden, soğuk.
En üstten aşağıya doğru kayar.
Pencerelerde ışığın arkasında
Karaltı gölgeler.
Gökyüzünde uçak, küçücük ışıkları yanıp sönen
Şimşek çakar, ışığı görünür sadece
Geçer günler hızla
Oysa günlere ne yorgunluklar çöker,
Ne keyifler,
Ne zorluklar,
Ne emekler, ne güzellikler çeker
Hep günler,
Kelimeleri Silmek Gerek
kelimeleri silmek gerek.
bir kelime de tek başına
silmek için yeterli olsa gerek.
Sen hiç bilir misin, yokluk nedir?
Buzdolabını açıp içinde yiyecek bir şeyler aramak nedir,
Bilir misin?
Varlık içinde yokluk nedir, bilir misin?
Evin varken evini ısıtamamak nedir?
Araban varken benzin parasını koyamayıp,
Sarı saçların elinde neşterin
Yeşil önlüğünle her gün bir gün
Bir bebek sesi gelir kordonu beyaz
Alabalıklar gibi akar ellerinde
Elinden çıkardığın mavi eldivenler
Hücreler yeşil mikroskopta dans eder
Çok fazla sıkıntı, çok.
Bunaltı çok.
Oysaki kolay olmalı çözümler…
Bir dahalar da.
Çiçek istenmezse, alınmaz…
Bekletiyorsan, bekletmezsin…
Aşkın ılık yerinden bakıyorum sana
Beni ısıtan
Uyuyan yüreğimi uyandıran
Etraftaki her şeyi
Bir başka gözle
Görmemi sağlayan
BAŞKA ELLER
Gözlerim ayrık bir el ağzımı kapamış
Sus diyor sus konuşma
Buğulanmış camı siler bir el
Dışarısına bakar görebildiği gösterilen kadar
Bir bıçak saplanmış sırtıma
Dev Gri Kanguru Ve Kesesindeki Yavru Sevgilisi
Bacakların uzun, destan gibi.
Damarların çıktığında ufak, ufak ne ağladım.
Uzun beyaz familyadan,
Hoplayarak ilerlerken,
Dengen bozulur bazen.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!