Gel otur ateşin başına,
Sırtımı dayayayım göğsüne biraz,
Tut titreyen ellerimi,
Senelere derinlere dalalım az.
Rodrigo’nun gitar konçertosu çalmalı,
Sen beni,seni severken sevecektin.
Ellerini tutmak istediğimde,
Kavak yelleri eserken başımda,
Sana susamışken su verecektin,
Yalvarırken her gece gözlerimle,
Boynuma atılmanı beklerken,
İnsan geçmişle yaşıyor bazen.
Müzikle,gidiyor yolculuğa biletsiz
Kokular ,gezdiğin sokaklar,
Gözlerini kaldırıp görmek istiyorsun bakkal amcayı
Seksek oynadığın ,kireç taşıyla çizgiler çizdiğin kaldırımı.
Heyecana postacının yollarını gözlemeler.
Çocukken,gençliği.
Gençken olgunluğu
Parasızken parayı
Sevgisizken,sevgiyi,
İnanmayı gönülden derinden,
Mutluluğu aramışım mutsuzken.
Davetsiz geldin birgün sayfalarıma selam diyerek,
Biraz hüzün biraz mutsuzluk gizliydi hecelerde,
Zincirin halkaları gibi kenetlendi,
Dizildi üst üste cümleler,
Yaralar deşildi, kanadı,sorgulandı,
Bellendi düşünceler,zaman zaman kazıldı.
Sonbahar rengindeyim sarı kızıl kahve,
Seninle pembeler beyazlar allar süründü dallarıma
Güneşin doğuşundaki parlaklık yaktı içimi,
Gökyüzüyle buluştuğunda deniz,
Kızıl dudaklarıyla cilveleşen morlar eflatunlar
mavi gözlerin suçlu.
Zor yakaladıklarımız avuçlarımızdan,
Kayarak su mısali akıyor,
Suyu bitmeden taşlar kalmadan ellerimizde,
Akan nehirleri beslemelisin
Beslemeliyiz kuraklık başlamadan.
Belalım
Tutsağım,
Ak sevdalım,
Evet demedim, diyemedim.
Gittinde uzun yollara,
Arkandan bükük kaldım.
Tertemiz saf ipekten işledim seni,
Simlerle oyaladım her köşeni
Kıyamadım sermeye elimde tuttum yıllarca
Ustalara verdim incitmezler,
Değerine değer katarlar aratmazlar beni.
Çaresizlik bazen en iyi çare gelir insana,
Yoksa öyle dik öyle güçlüyken
İnsan boyun eğerek mi haksızlığa,
Küçülürsün,omuzun düşük,sığınırsın karanlığa
Bir ses ışık beklersin.
Kıstırılmışsın her tarafın bağlanmış,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!