Gerçeksin sanal yazılarda görüyorum,
Yetiniyorum eskiyle yeniyle kombine edilmiş duygular
Komşulukla, eski dost eski arkadaş
Çığlıklar içerisinde açılır dünyaya gözler,
Oğlanmış yada kız ne farkeder,
Hep aynı çarktır, yaşamı döndüren
Kimi dişlisine,kimi ezilmişine rastlar.
Buğday taneleri gibi öğütür insanı zaman.
Sonunda ekmek olsada pişsede, dökülsede
Dans ediyorum latin müziği çalıyor,
Bedenim yavaştan tempolarda,
Ellerim dolanıyor boynuna
Eski hatırladığım koku bu
Ayaklarım yerden kesiliyor dönüyorum.
Keskin bakışlarımız karşılaşıyor,
Önce bir tütün sarmalıyım sıkıca içmem ya,
Şöyle denizi en iyi gören tepeye çıkmalıyım gözlerini görmek için,
Güneşin en yakıcı alaycı ışınları değsin ki bana,
Acının telvesi iz bıraksın tadı kalsın damağımda.
Derince nefesinden çekeyim rüzgar getirdi şimdi,
Ateş daha bir körüklensin alevlensin,
Geceler var sabah olmaz bir türlü,
En karanlık noktasından acıtarak gözbebeklerine dalar.
Mengeneye girmiş gibi sıkışırsın
Hücrelerine akar sinsice kara rengi,
Hiç bir çare ,çare olmaz gönlüne,
Kanmazsın ,en kötüler dizilir aklına,
Aydınlığı örter gibi gözlerin,
Yeşillikler kızıllıklar karardı sanki,
Doğrular neydiki,güneşte görülmeyen,
Gölgeler arkasında saklanmış.
Şefkat,yakınlık arardı, bir diz, bir okşayış,
Kucak arardı bu yürek.
Sana elveda demedim diyemedim,
Bakışların öyle mavi bakarken
Gülmseyişin gölgesi gözlerimdeyken
Seninle kaybolurken denizlerinde
Kokunu misafir ettim koynumda da
Elveda diyemedim.
Mis gibi kokunu içime derince çekerek
Sigaramı yakıyorum boş masamda,
Dumanına üflüyorum özlemimi,
Kulpundan tutuyorum nazikçe
Dudaklarımdasın tadıyorum tadını
Kapanıyor gözlerim sadeliğinde,
Seni söktüm,
Düğümlerinden,
Gömdüm derine,
Örttüm üstünü.
Ben örttükçe sen filiz verdin,
Dallardan budaklardan,
Kızıl renkli ışık demetlerin üzerine al beni,
Sıcaklığınla taşı çok öncelere,
Yada sevilmenin başladığı
Seninle büyütebileceğimiz
Sevgi çocuğunun olduğu yerlere götür beni,
Saçlarını tarayıp okşarmıydık?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!