Kara gözleri ışıl ışıl...
Yüreğimi dağladı.
Annem derken öperken,
Ciğerimi dağladı...
Karartmasaydın, yüreğimin perdelerini
açsaydı yediveren çiçekleri
silebilseydin içimde ki hasretini
Belki,son bulurdu kaygılarım
korkusuzca, kendin olup gelebilse idin....
Ne güzeldir içten bir merhaba.
Tüm çirkinlikleri silen.
Tatlı bir buse gibi sımsıcak...
Işıldayan güneş gibi parlak,
Akşam sefası gibi mis kokulu…
Mavi denizlerde ılık meltem gibi,
Payıma düşen,
Bu mu yoksa,
Ulaşmak istedikçe “DUR” diyen,
Durdukça huzur vermeyen,
İçimi anbean kemiren,
Yüreğimi eriten,
Hayatının baharında,
Daha yirmi bir yaşında..
Yerdekini gökte ararken,
Ayağı yere basmazken,
Koydular seni tahta tabuta…
Ağıtlar gökleri deldi..
Sancılar sardı dört yanımı,
Gözyaşlarım ince ince yağdı
Kimseler duymadı bilmedi
Yüreğimde esen yel fırtınaları..
Bir sen anla istedim anlamadın,
Gözlerini sımsıkı kapat,
Hisset tüm varlığınla,
İçindeki sesi duy!
Tatlı yaz rüzgarında,
Ilık esen meltemin saçlarına aksinde,
Kızgın güneşin yakıp kavurmasında,
Yaşam denen zorlu bir savaşta,
Çıkmışken bu dikenli sarp yolda,
Acılar kuşatmış benliğini…
Örselenmiş, parçalanmış.
Aşk acısını yaşamışken derinden,
Ruhunda onmaz izlerin izi,
Ilık ılık damardan yol alan kan gibi,
Bittim bembeyaz eriyen kar gibi...
Cefakar bedenimi, baş edemedim ki
Ey sevgili! ... Sana nasıl edeyim...
Bıkmadan usanmadan,
Yıllarca ışıdın yüzüme..
Terk etmedin hiçbir zaman…
Acılarımı kederlerimi haykırdım,
Yaralarımı sardım önünde….
Kimi zaman kapkara isler çöktü üstüne,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!