Nankörlerin zulmünden daha kötü
Kalbini yitirenlerin ruhsuzluğu
Sallanır da durur ya boş sandalyem
İşte o kadar kalıpsız bir yastık duruşu sevdam
Berduş bir kaç anı derdinde
Gün bir kez daha kapadı yüzünü.
Sensizliğin geçtiği
Ellinin de üstünde gün...
Bir sevda meltemi sardı duvarlarımı
Şimdi,
_yılların biriktirdiğini sererken günüme,
Düştüm, süpürülmüş kırıntıları toplama derdine...
Kasırgasından eser kalmamış bir esinti ile
Katma telaşındayım günümü geceme...
Kabusa uyanacak sabahların derdinden henüz uzak
Bilemedim
Hangi kelime ile başlar şiirin doğurganlığı
Karar veremedim, şiir mi yazılmalı
Yoksa sayfalarca düzyazı mı?
Ne kadar çıkartırsan sözcüğü o kadar sade kalırdı ya şiir,
Ne desem satırlara sığmaz.
Sen dolansan da başka aşk damarlarında,
Senden uzakta günüm olmaz.
Yabancı gözlerin haramında,
Fikrim başka fikre değmez.
Diliyorum;
Kalbimi al!
Al ve rendele acılardan…
Biliyorum;
Kalanı loş bir kan yığını
Emrinde adımladığım patika
Ve yolun sonundaki uçurumdu sevda.
Sınırından geçiyorum hayatımın
Katliamsız ve tedirgin…
Ölüme karşı çekilmiş bir kılıçtın,
Kılıçtan keskin çıktı aşkın.
... Ardımda kalanları siliyorum tek tek.
Şimdiye hakim olanlarla benim kavgam.
Geldiğin gün,
o güne ait tüm gökkuşakları.
Gidene dek gökyüzümde kalacaklar...
Palyaçoydu akşam;
Gölgesiyle, merdivenleri adımlayan.
Ulaştığı gündeydi
Kaygılar!
Oyunun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!