Gül ile Bülbül Şiiri - Zeynebp Özge

Zeynebp Özge
26

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Gül ile Bülbül

sis bulutu terk etse de sabahı
sızmaz mezara gün ışığı
var gücüyle çatlatıp toprağı
uyandı gerinerek bir gül fidanı

canlandığı bu sessiz mezarda
nasıl tutunurdu hayata
soluduğu ölüm kokusu
kökleri tutsak olmuş
gökyüzüne uzanamaz dalları
matem gözyaşıyla sulanınca toprağı
gam dolar yüreğine başlar isyanı
işittiği tek ses kuş cıvıltısı
hissettiği o ürperten dokunuş rüzgârın uğultusu
yalnız kalbinde inler sessiz nağmeler
korkuyla salınır tir tir titrer yaprağı

o mevsim masumiyetin temsili
tutunduğu mezarı bembeyaz güllerle süsledi
güneş ay yıldızlar oldu gülün hayranı
aralarında yok ki yüreğine dokunanı
yüzü bir türlü gülmez gururludur belli etmez
suya hasret kalmış gibi heyecanla bekler sabahı
gün batımıyla gider herkes
sona erer o hoş sohbet
gece çökünce gülşene olur efkar durağı

bir gün nereden geldi bilinmez
bir şen bülbül konar dalına
bülbülün güneşten sıcak gülüşü
ışık saçar mezarın karanlığına
dinledikçe bülbülü dans eder kelebekler kuşlar
güle hayat verir bu aşk dallarında biter goncalar
açar kalbini bülbüle son bulur yalnızlığı
ne güneşin doğuşunu bekler olur ne de kovalar karanlığı

gülün kokusuyla sarhoş olan bülbül
kaybetme korkusuyla etrafında pervane
nice güzel çiçekler serilse de önüne
o yine gider konar dikenli gülüne
güle her yaklaştığında yaralanır bülbül
yarasını her sardığında kırmızıya boyanır gül
canı yandıkça ağırlaşır bülbülün dili
incitir gülü sözleri çok yorar gelgitleri
giderek artar gönlündeki endişe
ya giderse bülbül, onu terk ederse
ya da mesken tutarsa mezarı
bülbülde kalır mı neşe

düşündükçe kahrolur azalır heyecanı
bir gün çıkışır bülbüle ama çok yanar canı

"git şen bülbül git" der burada durma sakın
sararsa bırakmaz seni yosun tutmuş dallarım
çalmasın bu karanlık ışığını susturmasın neşeni
gel de yanıp kül olmadan terk et sen bu gülşeni"

bülbül umursamaz alaycı bir tavırla
der ki "ne olacak canım bu mevsim beni ağırla
benim gönlüm zaten olmuş gelgeç mevsimi
endişelenme sen sarsan bile ben sarmam seni"

gül der "burada mevsim hüzün mevsimi
yas tutar tüm canlılar ıslaktır hep toprağım
yaşayamam koparsa toprakla olan bağım
sana da kal diyemem bu hüznü taşır mı o narin kanatların"

bülbül der ki "gülüm sen kal dalında
ben göçebe de yaşarım senin yanında
yeter ki karanlık boğmasın o gül yüzünü
geceleri ışığın olurum uyku girmese de gözüme"

coşku ve neşeyle geçip giderken günler
gülistana o yıl erken gelir sonbahar
üşüdükçe canlanmaz olur bülbülün kanatları
ısıtamaz onu gülün dikenli yaprakları
gitgide azalır neşesi buruklaşır sedası
dünyanın sonu olur güle olan vedası

gül şaşkınlık içinde keşke der "inanmasaydım bu sahte gülüşe"

bülbül kabul etmez der ki "sen çaldın kalmadı ki bende neşe"

gül der "asıl sen zehrinle suladın zamansız soldurdun beni
tahammülün yok ise naza niye bir gül sevdin ki"
o hınçla bülbülü savurur atar yere
bülbülün kalbi kırık uçuverir göklere
gül gitme diyemez yüreği yangın yeri
hiç böyle bir acı sarmamıştı kalbini
gözleri her yerde hep o gülüşü arar
gökte uçan kuşa bülbülü sorar
sorduğu kuşlar der ki giden geri gelir mi
hüzün yağmurları yağar güle
sona erer sevda mevsimi

bülbülün meskeni yoktur artık
yıkıktır gönül sarayı
dinleyene dert katar o içten feryatları
bir gün sevdası ağır gelir kalbine
bedenini taşıyamaz o narin kanatları
döner gelir yine konar gülün dalına
görür ki gül çoktan kurumuş
dalında goncalarıyla

bülbül aşk ile basar gülü bağrına
saplanır kalbine bir ok gibi dikeni
bülbülün gülüşü de ötüşü de nafile
aşk ile sarsa da can veremez güle
mezarda solar o gül
uğruna ölür bülbül

Zeynebp Özge
Kayıt Tarihi : 27.11.2025 15:59:00
Hikayesi:


Atalarımızın izini takip edenler çok iyi bilir ki geleneğin en güzel edebî eserlerindendir "gül ile bülbülün" sevdasını anlatan hikâyeler. Ben de atalarımın izinde rastladım bu gül kokan sayfalara ve gül yarasıyla karalanmış bir sayfa bırakmak istedim yarının çocuklarına...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!