Gri,
ne beyazın düşüşü, ne siyahın pişmanlığıydı.
Bir geçişti belki,bir ara renk, bir kararsızlık tonu.Ne tam aydınlık, ne de karanlığın koynunda huzur.Bazen kirlenmiş bir beyaz gibi dururdu, çocukluğun lekesiz sabahlarına sırtını dönmüş, biraz toz, biraz duman,biraz da suskunlukla yoğrulmuş. Ama bazen de, karanlığın içinden yavaşça süzülen bir ışık gibi, iyileşmeye çalışan bir siyah olurdu. Yaralarını sarmaya çalışan bir gece, şafağa inat.
Gri,
bir karar anıydı belki de. İki uçurum arasında gerilmiş bir ip, bir adım beyaza, bir adım siyaha. Ve her adımda biraz daha kendinden vazgeçen bir ben.Duygularımın rengi de gri artık. Ne tam sevinç, ne tam hüzün. Ne umutla doluyum, ne de umutsuzluktan yıkılmış. Sadece oradayım, bir yerde, bir zamanın kıyısında, ne geçmişe ait, ne geleceğe hazır.Uzun yazlar geçti üzerimden, gölgeler uzadı, güneş bile yoruldu. Ve ben,
her yazın sonunda biraz daha eksildim.
Biraz daha sustum.Biraz daha griye döndüm.
Ama hâlâ bir şey var içimde, tam adını koyamadığım.Belki bir kıvılcım,
belki bir çiçeğin sabaha açan tomurcuğu.
Belki de sadece bir başka rengin hayali.
Çünkü gri,
her ne kadar belirsiz olsa da, içinde tüm renklerin izini taşır. Ve belki bir gün,
bir damla mavi düşer üstüne, bir tutam sarı,
bir parça yeşil.Ve yeniden başlar her şey.
Belki de gri,
yeniden doğmanın en sessiz hâlidir.
#EMRE
Kayıt Tarihi : 7.09.2026 11:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!