Gri,
ne beyazın düşüşü, ne siyahın pişmanlığıydı.
Bir geçişti belki,bir ara renk, bir kararsızlık tonu.Ne tam aydınlık, ne de karanlığın koynunda huzur.Bazen kirlenmiş bir beyaz gibi dururdu, çocukluğun lekesiz sabahlarına sırtını dönmüş, biraz toz, biraz duman,biraz da suskunlukla yoğrulmuş. Ama bazen de, karanlığın içinden yavaşça süzülen bir ışık gibi, iyileşmeye çalışan bir siyah olurdu. Yaralarını sarmaya çalışan bir gece, şafağa inat.
Gri,
bir karar anıydı belki de. İki uçurum arasında gerilmiş bir ip, bir adım beyaza, bir adım siyaha. Ve her adımda biraz daha kendinden vazgeçen bir ben.Duygularımın rengi de gri artık. Ne tam sevinç, ne tam hüzün. Ne umutla doluyum, ne de umutsuzluktan yıkılmış. Sadece oradayım, bir yerde, bir zamanın kıyısında, ne geçmişe ait, ne geleceğe hazır.Uzun yazlar geçti üzerimden, gölgeler uzadı, güneş bile yoruldu. Ve ben,
her yazın sonunda biraz daha eksildim.
Biraz daha sustum.Biraz daha griye döndüm.
Ceylan ben seni vuramam
Saklananıp beni süzme ne olur
Ceylan ben seni vuramam
Tenhalarda bir gölgeyim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta