Gözleri doymayan o hırslı kralların,
Savaşı bitmiyor karanlık yolların.
Toprağa dökülen fakirin kanıdır,
Yoksulun feryadı, biten dermanıdır.
Saraylar dikilir kemik yığınından,
Zalimler pay alır mazlumun canından.
Sofralar kurulur ahların üstüne,
Güneş doğmaz olur dertlinin büstüne.
Cephede can veren yoksulun oğludur,
Ananın yüreği hasretle doludur.
Barış dedikleri koca bir yalandır,
Gariban sırtında büyük bir talandır.
Demirden kanatlar ölüm saçar yere,
Kader mi diyelim bitmeyen kedere?
Bir lokma ekmeğe hasret kalan canlar,
Savaşın yükünü hep onlar omuzlar.
Zenginin kasası dolarken kan ile,
Yoksulun isyanı gelir hep diline.
Sömürü düzeni kurulmuş bir kere,
Adalet uğramaz bu ıssız yerlere.
Tarih sayfaları hep kanla yazılır,
Garibin mezarı erkenden kazılır.
Altın tahtlar için canlar feda olur,
Yeryüzü mazlumun ahıyla kavrulur.
Uyan artık dünya, bu zulüm bitmeli,
Karanlık bulutlar üstümüzden gitmeli.
Yoksulun isyanı sarsın her bir yanı,
Yerde bırakmasın dökülen bu kanı.
Gözleri doymayan o hırslı beylere,
Bir gün hesap sorar göçenler yerlere.
Ekmek, barış, huzur her canın hakkıdır,
Bu koca evrenin en büyük farkıdır.
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 00:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Gözleri doymayan o hırslı kralların, Savaşı bitmiyor karanlık yolların. Toprağa dökülen fakirin kanıdır, Yoksulun feryadı, biten dermanıdır. Saraylar dikilir kemik yığınından, Zalimler pay alır mazlumun canından. Sofralar kurulur ahların üstüne, Güneş doğmaz olur dertlinin büstüne.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!