Ölüm yaprak gibi dökülür önce,
Kıyamet kopar ateşin içinde.
Çiğ tanesi gibi yanar yürekte,
Bir ah aldım ki yosun tutmaz bende.
Tuz, ekmek hakkı değil ki sol yanım,
Hiçbir yere sığmaz artık bu ağrım.
Bir bozuk saat gibi sende kaldım,
İnce uzun bir yolda gide gide.
Yalnızlık, usulca kokunla sindi,
Akışı belli olmayan nehirdi.
Kül renginde bir tıkızlık gibiydi,
Üç beş nefesli kısacık ömürde.
Eser, eritir hüzün gözyaşını,
Dalında infaz eder pişmanlığı.
Birden apansız harlanır yangını,
Kurur düşlerim bir kuytu köşede.
Ölüm yaprak gibi dökülür önce,
Kıyametler kopar ateş içinde.
Çiğ tanesi gibi yanar yürekçe,
Bir ah aldım, yosun tutmaz sinemde.
Tuz, ekmek hakkıymış meğer sol yanım,
Hiçbir yere sığmaz oldu tez canım.
Bozuk bir saat gibi sende kaldım,
İnce uzun bir yolda gide gide.
Yalnızlık, usulca kokunla sindi,
Akışı bilinmez derin nehirdi.
Kül renginde bir tıkızlık gibiydi,
Üç beş nefeslik şu fani ömürde.
Eser, eritir hüzün gözyaşını,
Dalında infaz eder pişmanlığı.
Birden apansızın harlar yangını,
Kurur düşlerim kuytu bir köşede.
Gam vurur dilime, sızlar evvelim,
Bir bir tükenir takvimde ahirim.
Ecele hacet yok, ben biçareyim;
Kırık dökük son perde indiğinde.
Prangalar pençesinde nefessizim,
Kaç bahar söndü, deli divaneyim.
Ta şurama batan bıçaktır derdim,
Tek tek öldü aklım fikrim zerrende.
Bu kördüğüm sonsuz, soluksuz bitmez,
Hiçbir dilek avuç çizgisi bilmez.
Dokunur kalem kâğıda der demez,
Tir tir titrer ten gönül demliğinde.
Halilî der: “Yâr göğsümde kor saklı,
Özlemin sarar dört bir tarafımı.
Hasretle doldurdun kara yazımı,
Aşkın izi silinmez ki sayende.”
📍Şair Notu: Sevgili okur, bu şiiri yazarken elim titredi… Sadece kalem değil, yüreğim de düştü kâğıda. Bazen bir kelimeye sığar koca bir yangın, bazen bir “ah” çınlar ömrün sonuna kadar. “Gönül Demliği” dedim adına… Çünkü her mısrada demlendi içim. Hasretle, pişmanlıkla, yangınla… Aşkı anlatmak kolay değil. Hele ki içinde kalan, bitmeyen, geçmeyen bir aşksa... Bilirim, sen de bir şey kaybettin bu hayatta. Belki birini, belki kendini... Ama neyi kaybettiysek, dönüp dolaşıp kalbimizin aynı yerinde yankılanıyor. Bu şiir, unutmayanlara… Susup içinde konuşanlara… Bir “bozuk saat” gibi, hep aynı acıda kalanlara… Unutma, gönül bir demliğe benzer: Ne kadar kaynarsa, o kadar derin olur tadı.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Acı, zamanla değil, gönülle ölçülür.
•Kalbin sustuğu yerde, şiir konuşur.
•Yanmak, yalnızlığın dilidir; küller bile ağlar bazen.
•Bir ömür, bir ‘ah’ın içinde tükenir bazen.
9 Kasım 2020 / Pazartesi / Bartın
Halil KumcuKayıt Tarihi : 14.02.2025 17:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Hiçbir karşılaşma tesadüfi değildir. Burası “Gönül Demliği”; Yolu aşk olan, buyursun gelsin, Gönül Demliğimiz’de demlensin.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!