Kaynayan kara suyun ateş kızıl kanında,
Bir tavşan sıçrar gibi durur fincan yanında,
Çığlık atar dudaklar bu mahşerin anında,
Bir gizli büyü saklı bardağın sol canında.
*
İnce belli zindandan sızar çayın nefesi,
Vurur sıcak demirin duyulur acı sesi,
Yırtılır kızıllıkta umutların kafesi.
*
Geceye dem vurulan o karanlık yerini,
Dağlasın tavşan kanı yorgun düşen derini,
Rüzgara fısıldayıp unutsun kederini,
Gözyaşıyla sileriz alnımızın terini.
*
Bir yudum kor ateştir dudaklarını sarar,
İnsanın yüreğinde derin bir anlam arar,
Zamanın boşluğunda zihin ansızın karar.
*
Kızıl bir uçurumdur bardağın dudağında,
Bir serap gibi titrer ateşten kül dağında,
Vahşi bir çığlık kopar ömrün en son çağında,
Çırpınır tüm umutlar ihanetin ağında.
*
Gökyüzü usul usul hüzün yaşını döker,
Tavşan kanı bu zehir yürekte dağlar söker,
Karanlık yavaş yavaş yorgun şehire çöker.
*
Demirde kaynar durur kaderin yüz karası,
Kan rengine boyanmış ruhumun can yarası,
Yanar bağrımda kordan ateşlerin çırası,
Gözlerde yaş birikir şu hayatın darası.
*
Lirik bir şiir gibi büyüler kılar esir,
Bırakır yudum yudum bedende derin tesir,
Bardağın camlarında yansır kırık bir kesir.
*
Kızgın sular içinde haşlanır garip eller,
Gözyaşı denizinden akarak coşar seller,
Tavşan kanı bu demi taşır esen sert yeller,
Kırılır ince camdan kederli solgun teller.
*
İçeriz kana kana karanlık gizli suyu,
Her yudumda başkadır bu acı kanın huyu,
İçimde kazılmıştır şimdi derin bir kuyu.
Kayıt Tarihi : 15.08.2026 01:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!