Hâlâ koltukta aynı tarafda oturuyorum. Senin tarafın dokunulmamış, sanki orada hiç kimse oturmamış gibi. Koltukta bir tişörtun var ve senin kokunu taşıyor. Onu kaldırmaya yıkamaya cesaret edemiyorum. Alırsam, bu son olur. O zaman gerçekten gitmiş olursun.
Neden gittin?
Bu soru kafamda büyüyor , hiç bitmeyen bir nota gibi asılı kalıyor. Bazen kendi sesimi duymak için fısıldıyorum. Sanki seni geri çağırabilirmiş gibi. Sanki bir yerde durup, başını çevirip, hâlâ sana ihtiyacım olduğunu anlayabilirmişsin gibi.
Şimdi neredesin?
Seni bir yerlerde yabancı bir sokakta yürürken hayal ediyorum, belki başın öne eğik, belki de beni hiç düşünmeden. Bu düşünce her şeyden daha çok acıtıyor. Gitmiş olman değil—ama belki de çoktan senin geçmişin olmuş olmam.
Anılarımızın arasında, aniden boşalmış bir evin odaları arasında dolaşır gibi yürüyorum. Burada güldük. Orada bana sanki dünyadaki tek kadın benmişim gibi baktın. Ve şimdi? Şimdi adımlarım bu odalarda yankılanıyor ve her anı bir veda gibi geliyor.
"Gitme..."
Söyledim. Yavaşça. Çok fazla yavaşça. Belki duymadın bile. Belki duymak istemedin.
"Benimle kal..."
Bu sözler hala dudaklarımda ağır ve tamamlanmamış bir şekilde asılı duruyor. Bazen geceleri, her şey sessizleştiğinde ve dünya beni rahatsız etmediğinde tekrarlıyorum. O zaman neredeyse hala buradaymışsın gibi hissediyorum. Sanki kapı her an açılacakmış gibi.
Ama kapalı kalıyor.
Ve ben burada kalıyorum—umut ve gerçeklik arasında, olanla asla olmayacak olan arasında.
Söyle bana... neden gittin?
Arzu UschiKayıt Tarihi : 22.04.2026 16:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!