Gideceksin, bilirim.
Mahşer yerini andıracak gözlerim.
Kızıllığa bürünecek arz ile semâ.
Gideceksin, bilirim.
Ellerim boşlukta kalacak, niyazlarım kilitli.
Dudaklarımdan kan damlayacak toprağa.
Sesin uzaklaştıkça
hulyâlarım da ölüme yürüyecek;
bileklerimin sessiz kesiklerinde.
Sen kokan nevresimler,
sen kokan yastıklar bile susacak.
Saçların dökülürdü taranırken;
şimdi tesbihatımın her tanesinde
bir tel saçın dolaşacak.
Gideceksin, bilirim.
Yağmurlar ıslatmayacak beni.
Kahvem sessizce soğuyacak bir köşede.
Duvarlara yaslanırken kırılacak parmaklarım;
belki de bir daha kalem tutamayacağım.!
Çok içmeler yakışacak bana sonra.
Sakalıma ilişecek ölümün kızıllığı.
Beni musalla saracak sinesine
Sen karşımda el pençe duracaksın,
tekbire karışan sessizliğinle.
hâlinden memnun görünmeye çalışan
bir zavallı gibi
razı olacağım takdîre.
Gideceksin, bilirim.
Kalbimin odalarında yankılanan
sana ait ne varsa bütün sesler unutulacak.
Pencereler seni beklemeyi bırakacak bir gün.
Perdeler rüzgârı unutacak;
firkatine alışacak sensizlik.
Her sabah seni unutmaya niyet edip,
her gece adını yeniden ezberleteceğim ölümlere.
Bir deliliktir bu sevda.
Bir ezan vakti çökecek omuzlarıma.
Ne göğe kaldıracak hâlim kalacak ellerimi,
ne de yere düşürmeye cesaretim.
Sana yazdığım her mısra,
kefenime dikilmiş ince bir ilmek olacak.
Varlığın, boynumda asılı bir urgan gibi,
beni biraz daha eksiltecek.
Biraz daha boğulacak ümitler.
Sonra anlayacağım…
Ölümler sana karışmakta ustalaşacak.
Bu cinayetin anatomisi
tebessümünden okunacak.
Muhtevasına karışacak
sen diye anılan ne varsa.
Gideceksin, bilirim.
Gökhan ÖztosunKayıt Tarihi : 22.07.2026 17:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!