Ayinler düzenlemeliyim ölümlere.
Bir ikindiyi sarıp zulama,
güneşi çiğnemeliyim yalınayak baş kaldırışlarımla.
Sinir harbinden dönmüş askerler gibi
nöbetler geçirmeli gecelerim;
uykusuzluğun alnına adımı kazımalıyım.
Sonra
Sonra ölmeliyim,
içimde yıllardır ağlamayı unutan çocukla birlikte.
Taşlara vurulmalı kafam,
duvarlar kanımı ezberlemeli.
Her çatlak biraz daha bana benzemeli.
Her baş kaldırış biraz sen olmalı
Öfkem dizginlenmeden yıkmalıyım herşeyi
sevdalara düşmeliyim yangın gibi;
sarıldığım her ten,
küllerimi taşımalı avuçlarında.
Birlikte tutuşup yakmalıyız bu kara parçasını
Adil olmadan,yakmalı bu cihanı
Bir odada kırılmalı sessizlik;
Dokunuşlarımdan bin ah işitip susmalı tüm konuşan ahmaklar,
İşitmeli bilmem kaçında saatin en güzel sesini,
suskunlukların izi morartmalı boynunda öpüşlerden kalma bir kaç leke ile aşka dair,
Dudaklarından dökülen her kelime,
yıllarca sustuğum acının diş izini çıkarmalı ruhumda
Sana varmalıyım koşarak
Ve en sonunda
senden geriye kalmalıyım;
dağılmış birkaç tel saçın,
aynaya küsmüş bir ruj lekesi,
yarım bırakılmış bir vedanın kokusu…
Ve beni diri diri gömmelisin
Avuçlarının arasına…
Kayıt Tarihi : 28.07.2026 12:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!