1
ayna yoruldu
her gün yabancı yüzler taşımaktan
içindeki sır dökülüyor şimdi
bakan kendini görüyor
ayna ise sadece yokluğu
2
toprak uyandı
üstünde yürüyen ayakların yüküyle
bizi taşıdığını sanıyoruz
oysa o
bizi sabırla biriktiriyor
3
bir nar açıldı
içinde dünya kadar kan
biz
meyveyi değil
kırılmayı yiyoruz
4
kapı gıcırtısı
evin yaşlandığını söylüyor
duvarlar daha az dayanıklı
insanlar gibi
her şey eskimeyi öğreniyor
5
kapı çalındı
rüzgârdan başka kimse yoktu dışarıda
gelen bir misafir değil
içerideki yalnızlığın
dışarıya taşan sesiydi
6
mum eriyor
ışık vermenin ağır bedeliyle
yanmak bir eylemdir
ama bitmek
sessiz bir kabulleniş
7
bir çivi duruyor duvarda
tablosu çoktan düşmüş bir boşlukta
yükü hafifledi sanma
o şimdi
bütün bir geçmişi taşıyor hafızasında
8
korkuluklar bile
insan sanır bazen kendini
gözleri
zeytin çekirdeği kadar küçük
ama dünya kadar ağır
9
kar yağıyor
gökyüzünün sessizce dökülüşü bu
yeryüzü beyaz değil
yeryüzü temiz de değil
sadece kusurlarını gizliyor
10
kalp gibi atan saat tik tak ederken
zamanın geçtiğini sanır insanoğlu
oysa zaman duruyor yerinde
ilerleyen biziz
ölüme doğru adım adım
11
gün doğar şehir gözlerini açar
ışık ince bir bıçak
gecenin kalbini yarar kan akmaz
çünkü karanlık bile
alışmıştır acıya
12
bir kibrit kutusu
içinde 40 tane küçük intihar saklı
biri yandı bitti kül oldu
diğerleri sırasını bekliyor sabırla
kendi kıyametlerine doğru
13
son yaprak da direniyor dalda
kış kapıda, rüzgâr çok sert
düşmek bir son değil biliyor
asıl acı olan
dalın onu unutmaya çoktan hazır olması
14
bir çaydanlık kaynıyor ocakta
buharı tavanı dövüyor hırsla
içindeki sıcaklık değil onu bağırtan
daracık bir demirde
özgürlüğü hayal etmenin çığlığı
15
silgi küçülüyor masada
hataları yok etmenin ağır bedeliyle
başkalarının yanlışını sildikçe
kendi gövdesinden vazgeçiyor
tükenerek temizlemek bu
16
pencere açık
içeri giren rüzgâr tülleri savuruyor
ev mi dışarı çıkmak istiyor
yoksa sokak mı
içerinin kokusunu merak ediyor
17
bir kaplumbağa zamanı taşıyor
yavaşlık onun dili
her adım bir direnç
dünya hızlı ama o ısrarcı
var olmak acele istemiyor
18
bir ışık yanıyor odada
kimse kapatmayı unutmamış gibi
sadece devam ediyor yanmaya
alışkanlık bazen inançtan güçlü
ve karanlık bile izliyor onu
19
"Güzel günler göreceğiz çocuklar"
dedi Nazım, koca puntolarla, italik:
Tak-tak, şak-şak, pat-pat, güm-güm!
-Işığa koştuğu gibi
gece kelebeklerinin...
20
motorlar sürer çocuklar
mavisini sunan denizlerde
ve ben
çiçekten çiçeğe umut taşıyan
arı
bal dolu kovanlarda
Kayıt Tarihi : 21.06.2026 04:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!