Geçip gitmiş, masmavi mevsimler,
Susarlar, haksızlığın sessiz tanıkları,
Kanayacaklar bir gün, en çok kendi içlerinde,
Bulamayacaklar merhem sürecek, kendi gözyaşlarından başka damlayı.
*
Yıkılıp gitmiş o görkemli saraylar,
Düşerler, kibrin körpe heveskârları,
Arayacaklar bir gün, en çok ezdikleri o masumları,
Bulamayacaklar af dileyecek, kendi gölgelerinden başka sureti.
*
Sönüp gitmiş ocaktaki ateşler,
Üşürler, sevgisizliğin soğuk mimarları,
İsteyecekler bir gün, en çok o yıktıkları limanları,
Bulamayacaklar sığınacak, kendi vicdanlarından başka köşeyi.
*
Uçup gitmiş dalgalı umutlar,
Boğulurlar, yalanın usta kaptanları,
Dileyecekler bir gün, en çok o sattıkları doğruları,
Bulamayacaklar tutunacak, kendi pişmanlıklarından başka halatı.
*
Silinip gitmiş kumdaki izler,
Kaybolurlar, gücün sarhoş yolcuları,
Dönecekler bir gün, en çok terk ettikleri o kıyıya,
Bulamayacaklar seslenecek, kendi yankılarından başka kimseyi.
*
Kopup gitmiş bağlanan o ipler,
Düşerler, ihanetin sinsi dokuyucuları,
Özleyecekler bir gün, en çok o kestikleri sağlam bağları,
Bulamayacaklar saracak, kendi ellerinden başka yarayı.
*
Solup gitmiş bahçedeki güller,
Kururlar, nefretin zehirli tohumları,
Arzulayacaklar bir gün, en çok o kopardıkları fidanları,
Bulamayacaklar yeşertecek, kendi dikenlerinden başka dalı.
*
Akıp gitmiş geri dönmez yıllar,
Tükenirler, gururun yıkılmaz dağları,
Yüzleşecekler bir gün, en çok kendi çorak ruhlarıyla,
Bulamayacaklar kaçacak, kendi zindanlarından başka hücreyi.
Kayıt Tarihi : 2.07.2026 18:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!